YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/175
KARAR NO : 2023/1132
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/749 E., 2015/373 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/749 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kimliği polislere ibraz etmediğine, sahte kimliğin üzerinden çıktığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay günü yakalandığı sırada üzerinde bulanan … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Bursa Kriminal Polis Labaratuvar Müdürlüğünün 21.11.2014 tarih ve 2014/2874 sayılı uzmanlık raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
3.Mahkemesince sanığın olay günü yakalandığı, üzerinde bulanan … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını polislere gösterdiği, daha sonra yapılan soruşturmada asıl kimliğinin tespit edildiği, söz konusu nüfus cüzdanının ele geçirildiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre bahse konu nüfus cüzdanının sahteliğinin ilk nazarda farkedilemeyeceği cihetle aldatma kabiliyetine haiz olduğu bildirilmekle sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Tekerrüre esas alınan Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/302 Esas ve 2011/177 Karar sayılı ilamında da, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen “ikinci defa tekerrür” hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/749 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen
a. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İzmir 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1643 Esas ve 2013/227 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 4 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Muğla 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/302 esas, 2011/177 Karar sayılı 3 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/749 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine ”Sanığın, İzmir 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1643 Esas ve 2013/227 Karar sayılı 4 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.