YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7785
KARAR NO : 2023/1281
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/458 E., 2015/298 K.
SUÇLAR : Tefecilik yapmak, sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 7500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; Kovuşturma aşamasında sunmuş oldukları deliller toplanmadan, tanıklar dinlenmeden ve esas hakkında savunma için süre verilmeden savunma hakkı kısıtlanarak verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mükellef Ayhan İthalat…Ltd.Şti yetkilisi olan sanığın, 2011 takvim yılında Arşah Ltd.Şti ile Sarıkız Ltd.Şti.’ye düzenlemiş olduğu ve Arşah şirketinden almış olduğu faturaların gerçek mal ve hizmet alış ve satışı karşılığı düzenlenen faturalar olmadığı, bu faturalar karşılığında mükellef şirkete keşide edilmiş olan çeklerin Sarıkız ve Arşah şirketlerinin finansman ihtiyacını karşılamak için mükellef şirketten almış oldukları borç alma işlemi karşılığında düzenlenen çekler olduğu belirtilerek sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma ve tefecilik suçlarından dava açılmıştır.
2. Sanık yargılama aşamasındaki savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, iddianamede isimleri geçen iki şirkete maden suyu sattığını, sattığı mallar karşılığında çek aldığını, bu çekleri faktoring şirketlerine vererek zaman kazandığını, kendisinin ekonomik güçlük çekmesi nedeniyle tefecilerden para almak zorunda kaldığını, bu şahıslar hakkında şikayette bulunduğunu, kendisi bu kadar ekonomik güçlük içindeyken tefecilik suçundan yargılanmasının gücüne gittiğini, atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Mahkemece sanık savunmaları, 03.07.2014 tarihli Vergi Tekniği Raporu ve dosyadaki diğer deliller değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varıldığı belirtilerek mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından açılan kamu davasında; sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçları birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olup her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan tek bir hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, faiz karşılığı borç para verdiği Arşah ve Sarıkız isimli şirket yetkililerine bu tefecilik eylemini gizlemek amacıyla sahte fatura tanzim ettiği, bu şirketlerin de borçlarını ileri tarihli çek keşide etmek suretiyle ödedikleri iddia ve kabul edilen kamu davasında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
a) Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b)Arşah ve Sarıkız isimli şirket yetkililerinin 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden sanığı tanıyıp tanımadıkları, sanığın iş yerinden soda ve su alıp almadıklarının, yapılan işlemler için komisyon ödeyip ödemediklerinin, komisyon karşılığı nakit para alınmış ise kendilerine nakit para veren ve komisyon alan kişinin huzurda bulunan sanık olup olmadığının ayrı ayrı sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçları yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tefecilik suçundan ise bu nedenlerle hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçları yönünden sonuç ceza miktarı bakmından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.