YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6624
KARAR NO : 2023/1401
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/38355 ve 110499 sayılı “ECOPİRİN PROTECT”, “ECOPİRİN” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SCOPIRIN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/18236 kod numarasını alan başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu sebeple davalı markasının 05. sınıf mallarda tescil edilemeyeceğini, 05. sınıf malların reçeteli-reçetesiz satışının mümkün olduğunu, davalı markasının davacının seri markası gibi algılanabileceğini ve böylece davacı markası bakımından sulanma olacağını, müvekkili şirketin markalarının sektörde bilinirliğinin yüksek olduğunu, davalı markasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2018-M-2949 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/18236 sayılı “SCOPIRIN” markasının 05. sınıf malların tamamı bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, markaların sonunda yer alan PİRİN ekini içeren ve 05. sınıfta yer alan birçok marka bulunması sebebiyle herkesin kullanımına açık tali bir unsur olduğunu, kaldı ki müvekkili şirket adına tescilli BIOPIRIN, MEGAPIRIN, SCOPIRIN, TECHPIRIN, TEKPIRIN markalarının da bulunduğunu, dolayısıyla davalı markasının davacının seri markası olarak anılmasının da mümkün olmadığını, ilaç markaları bakımından reçeteli ya da reçetesiz olsun hedef kitlenin doktorlar ve eczacılar olduğunu, 05. sınıf ilaç ürünleri ile ilgili teamülünün, doktorlar, eczacılar hatta nihai tüketiciler nezdinde daha yüksek bir dikkat seviyesi aranması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı tür/benzer oldukları, başvuru markasının standart karakterle yazılmış “SCOPIRIN” ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı “ECOPİRİN PROTECT”, “Ecopirin” ibarelerinden oluştuğu, markalar arasında tek bir harf farklılığı olsa da bu farklılığın özellikle markanın başında olması, davacı markalarından farklı olarak başvurunun sessiz harf ile başlıyor olması nedeniyle farklı bir şekilde okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin kötü niyeti tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan “ecopirin” markası ile davalıya ait “scopirin” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirkete ait 2017/18236 numaralı “scopirin” markasının müvekkile ait “ecopirin” markasından esinlenerek oluşturulduğunu, dava konusu markalar ile benzer şekilde kelime başındaki tek harfin farklılaşmasıyla oluşturulan markalar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin karıştırılma ihtimalinin varlığını kabul ettiğini, ilaç ürünlerinin asıl tüketici durumunda olan bu geniş kitlenin doktora ve ardından eczacıya müracaatı ile (reçete ile tüketim) ilaç temini mümkünken, doğrudan eczacıya müracaatı ile (reçetesiz ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin haksız rekabete yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.