Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15431 E. 2023/3500 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15431
KARAR NO : 2023/3500
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli kararı ile sanıkların sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine, sanık …’in sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ve sanık …’nun sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz istemi, ceza miktarına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.
2. Sanık …’nun temyiz istemi, somut bir nedene dayanmamaktadır.
3. Müşteki Halkbank A.Ş vekilinin temyiz istemi, katılma haklarının tanınmadığına ve vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların, …’ya …’a ait Halkbank A.Ş tarafından verilen banka veya kredi kartlarını 29.06.2015 tarihinde ATM’ye düzenek yerleştirerek kopyaladığı ve kopyalanan banka veya kredi kartlarını 30.06.2015 tarihinde kullanarak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören müşteki bankanın gerekçeli karanın tebliği üzerine hükmü vekili aracılığıyla temyiz ettiği anlaşıldığından, müşteki bankanın 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki bankanın davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Müşteki …’ya yönelik aynı tarihli eylemine ilişkin sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından sanık … hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2015 tarihli iddianame ile dava açılıp Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/657 Esas, 2015/809 Karar sayılı kararı ile sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından mahkumiyetine karar verildiği ve sanık … hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli iddianame ile dava açılıp Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2016/24 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararı ile sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan ve Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2016 tarihli ve 2016/423 Esas, 2016/733 Karar sayılı kararı ile sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan mahkumiyetleri karar verildiğinin anlaşılması karşısında, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanıklar hakkında söz konusu Mahkemelere ait dava dosyaların getirtilip incelenmesi ve akıbetinin araştırıldıktan sonra 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü göz önünde bulundurularak sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle;
Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan incelemede; sanıklar hakkında aynı mağdur banka olan Halkbank A.Ş’ye yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiaları ile ilgili 09.07.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 22.12.2017 tarihli iddianame ile Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/107 Esas sayılı, 21.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 12.04.2016 tarihli iddianame ile Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/63 Esas sayılı, 04.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 15.02.2016 tarihli iddianame ile Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/200 Esas sayılı, 22.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 17.11.2015 tarihli iddianame ile Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/833 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 06.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 8 Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/8 Esas sayılı, 29.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 29.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/657 Esas sayılı, 29.07.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 26.10.2015 tarihli iddianame ile Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/793 Esas sayılı, 22.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 07.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/625 Esas sayılı, 10.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 27.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/181 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 06.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/24 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 06.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/423 Esas sayılı, 28.11.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 22.07.2020 tarihli iddianame ile Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/664 Esas sayılı davaların açıldığı anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanıklar hakkındaki söz konusu dava dosyaları ve varsa başkaca dava dosyaları araştırılarak derdest olması halinde mümkün olduğunda davanın incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdur bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti, hukuki ve fiili kesinti olmadığının tespiti halinde üretilen kredi kartı sayısı ve sanıkların kastının ağırlı ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezasının üst sınırdan yada üst sınıra yakın bir oranda belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca en yüksek oranda arttırım yapılması suretiyle cezaların belirlenmesi, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak ve kesinleşen dava dosyası olması, hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde yukarıda belirtilen şekilde 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenecek sonuç ceza ile kesinleşen hüküm veya hükümlerdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar ve katılma talebinde bulunan Halkbank A.Ş vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sair yönleri incelenmeksizin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.