YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13779
KARAR NO : 2023/1709
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/115 E., 2018/251 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2014 tarihli ve 2013/49 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.10.2017 tarihli ve 2016/3167 Esas, 2017/21853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suçun sahte plaka takılı kamyonla işlendiğinin iddia edilmesi nedeniyle kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2018 tarihli ve2018/115 Esas, 2018/251 Karar sayılı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrüre ve kazanılmış hakkın korunarak neticeten 2 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezanın çok olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın Akyurt ilçesi Çınar Mahallesi yolu kenarında bulunan Kent Maden Çelik Eşya fabrikasının sahibi olduğu, 2009 yılında işleri bozulduğu için fabrikayı kapatması nedeniyle daha önce mal aldığı Samsun’daki Mapa isimli firmaya olan borcuna karşılık kendilerinden aldığı suntaları iade etmek istediği, olay günü katılanın çalışanı tanık O.A. ile sanığın 250 adet ham suntayı Samsun iline götürülmesi için anlaştığı, sanığın suntaları götürülmesi istenen yere götüreceğine katılanın çalışanını inandırıp suntaların sanığın kullandığı 40 LA 910 sahte plakalı kamyona yüklendiği, suntaların Samsun’daki ilgili yere götürülmeyerek sanık tarafından satıldığı, eylemin emniyet müdürlüğünün maddi varlıklarından olan sahte plakanın kullanılması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçeleriyle sanığın mahkûmiyetine dair temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, suntaları sahte plaka takılı kamyona yükleyip götürmesi gereken yere götürmeyip sattığını savunarak suçunu ikrar etmiştir.
3. Katılan ve tanık O.A. özetle, olayın Mahkemenin kabulündeki gibi gerçekleştiğini ifade etmişler; katılan, olay tarihinde suntaların fiyatının 12.000,00 TL civarında olduğunu, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemi nedeniyle meydana gelen zararın miktarı gözetilip 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği, suçunu ikrar etmiş olması ve yargılama sırasındaki olumlu hali dikkate alınarak hakkında takdiri indirim uygulandığı, sabıkalı olması ve katılanın zararının giderilmemesi nedenleriyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2018 tarihli ve 2018/115 Esas, 2018/251 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.