Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21091 E. 2023/1744 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21091
KARAR NO : 2023/1744
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/218 E., 2015/128 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/218 Esas, 2015/128 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu Kuveyt … Bankası A.Şye ait 43.800,00 TL bedelli… İnşaat Turizm, Taahhüt Tic. Ltd. Ştiye ait görünen çekin, son ciranta Ultra Plastik Boya şirketi yetkilisi tarafından 09.11.2012 tarihinde İş bankasına takasa verilmesi üzerine, çekin üzerindeki orijinal bilgilerin tahrif edilerek sahte olarak yeniden düzenlenmiş, değiştirilmiş, bozulmuş çek olduğunun tespit edildiği, cirantaların sırasıyla alınan ifadelerinde fatura ve belgelerle alışverişleri belgelendirdikleri, en son ikinci ciranta Rem Endüstri Gıda şirketi yetkilisi …’nın ifadesine başvurulduğu, katılan …’nın ifadesinde suça konu çeki, açık kimlik bilgilerini ve adresini vererek …’ın getirdiği … isimli kişiden, sattığı seramikler karşılığında aldığını beyan ettiği, tanık …’ın da ifadesinde benzer şekilde, katılan …’dan seramik almasına aracılık ettiği …’ın aldığı seramikler karşılığında suça konu çeki doldurulmuş halde katılana verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Çek hesabı sahibi beyanları, banka yazıları ile çekte cirosu bulunan şirket yetkililerinin beyanları ve ilgili belgeler dosya arasındadır.
2. Kovuşturma aşamasında alınan 13.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle, incelemeye konu çek üzerinde fiziksel silinti izlerinin bulunduğu, önceki mevcut kayıtların fiziksel yolla silindikleri ve halen mevcut yazı ve rakamların tahrifen yazıldıkları, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çek üzerindeki bir kısım harf ve rakamlar yönünden …’ın mukayese yazılarıyla benzerlik görüldüğü, yine çek arka yüzünde birinci ciranta bölümünde bulunan İlkobin Madencilik kaşesi üzerindeki imzanın, … elinden çıkmış olmasının mümkün ve muhtemel olduğu yönünde tespit bildirilmiştir.
3. Sanık savunmasında özetle, …’dan seramik aldığını, karşılığını bir miktar nakit, kalanı için de YTT firmasına ait 43.800,00 TL’lik çek ile ödediğini, suça konu çek keşidecisi …’ü tanımadığını, çekle ilgisinin olmadığını beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.
4. Mahkemece, sanık hakkında, sübutu kabul edilen suça konu çeki üzerinde tahrifat yaparak sahte olarak düzenlemek ve katılan …’ya vererek menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüştür.
2.Katılan ve beyanları, sanık savunmaları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği, unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşıldığından, mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Ancak sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A.Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/218 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/218 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak yerine ”sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 4380 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 87.600,00 TL ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.