YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5998
KARAR NO : 2007/9026
KARAR TARİHİ : 26.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması davanın reddi yolunda kurulan 11/7/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/05/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … geldi, karşı taraftan Hazine vekili Av. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 05.06.2001 gün ve 1999/772-2001/38 sayılı karar ile, davanın kısmen kabulü ile 23.11.2000 tarihli krokide (Z) ile gösterilen 17774,92 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (A) ve (B) ile gösterilen taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/10/2002 gün 2002/7423-7966 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, uzman bilirkişi krokisinde çekişmeli taşınmazın konumu Yargıtay denetimine olanak vermeyecek biçimde orman kadastro haritasındaki 371-372 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren tek hat ile gösterildiği, taşınmaz arazi kadastrosu sırasında tespit harici bırakılmış olduğundan ilk oluşan arazi kadastro paftası ile bu paftanın son halini gösterir haritadaki çevre taşınmazların ne şekilde nitelendirildiği belirlenmediği, dava konusu taşınmaza en yakın sabit noktalar zeminde bulunup memleket haritasında işaretlenerek krokide gösterilmediği için karara dayanak alınan krokinin taşınmazın gerçek konumunu gösterip göstermediği yolunda duraksama oluştuğu,bundan ayrı; krokide doğu yönden gelen yolların tescile konu yer içine girdiği halde, mahkemece bunun sebebinin araştırılmamasının doğru olmadığından,yetersiz bilirkişi raporuna ve krokisine dayanılarak hüküm kurulamayacağı,bu nedenle öncelikle, arazi kadastrosuna esas olmak üzere hazırlanan 1/5000 ölçekli fotogrometri yöntemiyle oluşan haritalar, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda oluşturulan arazi kadastro paftası ile taşınmazın bulunduğu yere ait son durumu gösterir arazi kadastro paftası dava konusu taşınmaza komşu 31, 33, 34, 35 ve 36 parsel nolu taşınmazların tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları bulundukları yerlerden getirtilerek dosya içine konulduktan sonra yapılacak keşifte memleket haritası, orman tahdit haritası, 1956 yılında oluşan ilk kadastro paftası taşınmazın bulunduğu yerin son durumunu gösterir kadastro paftası ile 1/5000 ölçekli fotogrometri haritaları ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanması, çekişmeli taşınmazın en az 5-6 adet orman sınır noktalarını birleştiren hatlara göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, memleket haritasındaki renk ve işaretleri aynen içeren örneğinde taşınmazın konumu işaretlenmeli, keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişle zemindeki ve memleket haritasında sabit noktaların belirtildiği bilirkişilerin onayını taşıyan orman tahdit haritası ile ilk oluşan ve son halini gösterir arazi kadastro ve 1/5000 ölçekli fotogrometri paftaları ile irtibatlı ayrı renkle kalemle işaretlenip bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmesi, komşu 31, 33, 34, 35 ve 36 parsel numaralı taşınmazların dayanak kayıtlarında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yön devlet ormanı veya bu anlama gelen kelime ile ifade edilmişse, 1956 yılı arazi kadastro paftasında taşınmazın bulunduğu yerler orman olarak tespit harici gösterilmiş olduğu da dikkate alınarak tahdidin kesinleştiği 1988 yılına kadar orman sayılacağından anılan tarihten dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin dolmamış olduğunun dahi gözetilmek suretiyle, ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi)gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12.08.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 06.08.1956 tarihinde yapılmış 03.02.1958 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.