YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8470
KARAR NO : 2023/3525
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 79. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezası ile 16.640,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın 1973 den beri taşınmazın zilyeti olduğuna o tarihte taşınmazın tapusuz olduğuna, taşınmazı ıslah ettiğine, bu durumun devam eden tapu iptal davası ve müdahalenin meni davasında dinlenen tanıklardan da anlaşıldığına en azından bu davaların beklenilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
Sanığın temyiz istemi suça konu taşınmazı 1992 yılına kadar …’la müştereken onun ölümünden sonra tek başına aralıksız olarak ekip biçip zilyet olduğuna, hiç bir tanığının beyanına itibar edilmediğine, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan hiçbir hükme itibar edilmediğine, şahsına hiçbir ihtar çekilmeden Hazine tarafından söz konusu taşınmaz üzerinde katılan kuruma üst hakkı tesis edildiğine, katılan kurumun 3091 sayılı Yasa gereği Eyüp Kaymakamlığına yapılan başvurunun red ile sonuçlandığına, söz konusu vakfın kendisini hiçbir şekilde uyarmadığına, ihtar çekmediğine, dosyada ceza verilmesini gerektirir yazılı delil bulunmadığına, taşınmaz üzerinde 931 adet meyve ağacının olup evinin bulunduğuna, çok büyük zarara uğrayacağına, beraat etmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Maliye hazinesine ait Kemerburgaz köyü 3292 parsel sayılı taşınmaz üzerinde katılan …’na resmi senetle 29 yıllık üst hakkı tesis edildiği, sanığın katılan vakfın kullanımında olan söz konusu taşınmaza tel çit çekerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5841 sayılı Kanun’un birinci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında katılanın taşınmazına tecavüz suçunun aynı Kanun’un 73 üncü maddesi gereğince şikayete bağlı olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince taraflar arasında uzlaşma girişiminde bulunulup sonucuna göre sanığın, hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre de,
1. Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 19.10.2015 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 2015 olarak yazılması,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanarak cezadan indirim yapılırken sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine, 2 yıl 3 ay olarak fazla ceza tayin edilmesi,
3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesi’nin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 79. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.