Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/3821 E. 2023/3887 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3821
KARAR NO : 2023/3887
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine dair karar

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.02.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli kararı ile iftira suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Mehmet, Tahir ve Nazik’in temyiz isteği; sanığa atılı iftira suçunun unsurlarının oluştuğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna, re’sen tespit edilecek hususlarla beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’nın, müştekilerin bakım ve gözetiminde olan annesinin ölümünün şüpheli olduğunu iddia ederek müştekiler hakkında asılsız suç isnadıyla soruşturma yapılmasını sağlamak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesi’nce sanığın katılanlara yönelik iftira suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede sanığın katılanlara yönelik olarak somut bir fiil isnadı olmadığı ve yürütülen soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığına” dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı ve sanığın Anayasa’nın 74 üncü maddesi ile teminat altına alınan “anayasal dilekçe-şikayet hakkı”nı kullandığı gözetilmeden verilen mahkumiyet kararının doğru olmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine dair karar kaldırılarak sanığın iftira suçundan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda; sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar Mehmet, Tahir ve Nazik’in yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/2327 Esas, 2021/771 Karar sayılı kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin
birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.