YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12813
KARAR NO : 2008/17730
KARAR TARİHİ : 16.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 126 ada 1 parsel sayılı 677.104 m2 ve 130 ada 10 parsel sayılı 181.306 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliğiyle hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların belli bölümlerinde zilyed oldukları iddiasıyla dava açmıştar. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmıştır.
Davacı …’ın dava konusu ettiği taşınmazlar … bilirkişi krokisinde H1, H2, H3, H4, H5 ve H6 işaretli yerler olup, bunlardan H1 ve H4 işaretli olanlar dışında kalan 4 parça taşınmaz 127 ada 6 parsel ve 131 ada 1 parsel içinde kaldığı anlaşılmakla 18.01.2005 tarihli oturumda tefrik kararı verilerek ayrı bir esas numarasına kaydedilmiştir. Temyize konu davanın konusu yalnızca 126 ada 1 numaralı orman parseli içinde kalan H1 işaretli taşınmaz ile 130 ada 10 parsel içinde kalan H4 işaretli taşınmazdır. Orman Yüksek Mühendisi Azmi Taşkın bu taşınmazlardan H1 işaretli olanın 1954 tarihli Memleket Haritasında açık renkli bölümde yeraldığını, eğiminin % 5 – 8 civarında ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu, H4 işaretli olanın ise aynı tarihli Memleket Haritasında yine açık renkli bölümde yeralmakla birlikte eğiminin % 25 – 35 ve üzeri meşe kaplı, orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiştir.
1. Davacı vekilinin H4 işaretli 12096 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; bu taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde açık renkli alanda yeralmasına rağmen taşınmazın bulunduğu yerde yapraklı ağaç rumuzunun olması, eylemli halde de üzerinde meşe ağaçları bulunması nedeniyle mahkemece orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin H4 işaretli taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölüme yönelik olarak onanması gerekmiştir.
2.H1 işaretli 5811 m2 bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece taşınmazın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da taşınmazın güneyi şahıslar adına tespit edilen 126 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellerle çevrili olup, bunlardan 5 v6 parsellerin tespitleri kadastro yoluyla kesinleşmiş 2 ve 3 parsellere dava açılmış 4 parselin
-2-
2008/12813-17730
tutanağı getirtilmemiştir. Tespit edilen şu duruma göre taşınmaz orman içi açıklığı durumunda olmadığı gibi uzman bilirkişi raporunda herhangi bir orman bulgusundan da sözedilmemiştir. Ancak Memleket haritasında taşınmazın bulunduğu alanda yapraklı ağaç işareti vardır, taşınmazın … yapısı, bitki örtüsü konusunda ziraat uzmanından görüş alınmamıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme bu nedenlerle hükme yeterli olmadığı gibi uzman orman bilirkişi raporu da açıklanan nedenlerle çelişkili ve yetersizdir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları , orijinal renkli memleket haritaları ve kesinleşmiş tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
-3-
2008/12813-17730
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C ve D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) Kadastro (Tapulama) mahkemesince orman sayılan yer olması nedeniyle hükmen tescil harici bırakılan yerlerden olduğunun (Bu tür yerler, Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunludur.) anlaşılması (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararları), hallerinde, özel ve tüzel kişiler adlarına özel mülk niteliğiyle tapuya tescil edilemeyeceğinden başka bir araştırmaya gerek olmadan kişilerin davasının reddine, karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca davacı adına belgesizden tespit edildiği bildirilerek Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen listede yazılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli, tespitin bir belgeye dayanıp dayanmadığı araştırılmalı,3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülmeli,
-4-
2008/12813-17730
taşınmazın halihazır durumunu gösteren renkli fotoğrafları dosya içine konulmalı bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin H4 işaretli taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
2) 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle H1 işaretli taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölümünün BOZULMASINA, 16.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.