Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/9582 E. 2007/11201 K. 25.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9582
KARAR NO : 2007/11201
KARAR TARİHİ : 25.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 102 ada 112 ve 109 ada 174 parsel sayılı sırasıyla 158.639,17 m2 ve 232.684,91 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1937 tarih 673 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak mera niteliği ile sınırlandırılmışlardır. Davacılar … … ve arkadaşları; Nisan 1944 tarih 44 sıra numaralı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, kişilerin ve katılan davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda 102 ada 112 parsel sayılı taşınmazın (A), (C) ve (F) ile işaretlenen bölümlerinin … …, (B) ile işaretlenen kesiminin … …, (D) ve (G) ile işaretlenen bölümlerinin … oğlu … …, (E) ile işaretlenen kesiminin … … adlarına, geriye kalan bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 109 ada 174 parselin (K) ile işaretlenen bölümünün … oğlu … … adına, geriye kalan kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı … ve davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
1- Davalılardan Hazinenin temiyiz itirazları bakımından;
Çekişmeli taşınmazların davacı kişiler adlarına tescil edilen kesimleri dışında kalan bölümlerinin uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli olarak orman oldukları, 102 ada 112 parsel sayılı taşınmazın (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) 109 ada 174 parselin ise (K) ile işaretlenen bölümlerinin ise orman bütünlüğü içinde bulundukları, orman içi açıklık niteliğinde oldukları, mera olmadıkları anlaşıldığından Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Katılan davacı … Yönetiminin temyiz itirazları 102 ada 112 parsel sayılı taşınmazın (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) ile işaretlenen bölümlerine, 109 ada 174 parselin (K) ile işaretlenen kesimine yönelik olup, mahkemece bu yerler hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; temyize konu yerlerin etrafı 102 ada 112 ve 109 ada 174 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan bölümleri ile çevrili olup davacıların tutundukları tapu kaydı temyize konu yerleri kapsamamaktadır. Bir an için aksi düşünülse dahi 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 21. maddeleri uyarınca dayanak tapu kaydının güneyinde okunan “Göksu Irmağı” ve batıda okunan “Hançer Yolu” esas alınarak tapuya kapsam belirlendiğinde de temyize konu taşınmazlar tapu kaydının miktarıyla geçerli kapsamı dışında kalmakta, tapu kaydı çekişmeli 102 ada 112 ve 109 ada 174 parsellerin davacı kişiler tarafından dava edilmeyen orman sayılan bölümlerini kapsadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda temyize konu yerler, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir.Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca taşınmazın 4 tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir.
Hal böyle iken; çekişmeli 102 ada 112 ve 109 ada 174 parsellerin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalılardan Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; katılan davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 102 ada 112 parsel sayılı taşınmazın (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) ile işaretlenen bölümleri, 109 ada 174 parselin (K) ile işaretlenen kesimleri yönünden BOZULMASINA 25/09/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.