YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6392
KARAR NO : 2006/10166
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 276, 101 ada 78, 123 ada 151 parsel sayılı sırasıyla 303,51 m2, 3.154,17 m2, 1.624,51 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesiz olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmişlerdir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 125 ada 276 ve 101 ada 78 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 123 ada 151 parselin … bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen bölümünün tespit gibi davalı adına, 123 ada 151 parselin (A) ile işaretlenen kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1- Davacı … Yönetiminin 101 ada 78 parsele ve davalı … …’in 123 ada 151 parselin (A) bölümüne yönelik temyizi bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 101 ada 78 sayılı parselin tamamının, 123 ada 151 sayılı parselin kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin 125 ada 276 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, 125 ada 276 sayılı parsel hakkındaki Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de, hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ne var ki; taşınmazın doğu, batı, kuzey ve güneyi eylemli olarak kesinleşmiş orman parseli ile çevrili olup, orman bütünlüğünü bozucu ve çevresindeki ormanın devamı niteliğindedir. Davalı herhangi bir belgeye de dayanmamıştır. Bu durumda, çekişmeli taşınmaz orman içi açıklık niteliğindedir. Orman içi açıklıkların zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermemektedir.
6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesinde;”devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; 101 ada 78 ve 123 ada 151 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin 125 ada 276 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.