YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10305
KARAR NO : 2023/1276
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2015 tarihli ve Esas No : 2015/42 sayılı iddianamesi ile, sanığın 15.02.2015 tarihinde bulunduğu cezaevinin koğuş penceresinin camını eliyle kasten vurmak suretiyle kırdığı, ancak kovuşturma başlamadan önce camın yenisini taktırmak suretiyle zararı giderdiği, yine sanığın 03.04.2015 tarihinde koğuşun havalandırma penceresinin camını vurarak kırdığı iddiası ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1.a, 168/1, (15.02.2015 tarihli olay), 152/1-a, 53, 58 (03.04.2015 tarihli olay) maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/64 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile, sanığın kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 168/1, 53, 58. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22. 06.2022 tarihli ve 2021/1199 Esas, 2022/12998 Karar sayılı kararı ile, “Kamu malına zarar verme suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan … Bakanlığının, CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar görenin, sanık hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması” nedeniyle, kararın suçtan zarar gören … Bakanlığı’na tebliği için iadesi üzerine karar 03.11.2022 tarihinde … Bakanlığı’na tebliğ edilmiş, Bakanlık tarafından temyiz edilmemiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süresi içerisinde verdiği cezaevi idaresi havale tarihli dilekçesinde sadece hükmü temyiz ettiğini belirtmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ise temyizinde, sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca mala zarar verme suçu kapsamında 2 eylem için iddianame tanzim edildiğini, eylemlerden ilkinin suç tarihinin 15.02.2015, ikincisinin suç tarihinin ise 03.04.2015 tarihi olduğunu, bu hususun iddianame metninde ve sevk maddelerinde ayrı ayrı belirtildiğini, … Asliye Ceza Mahkemesinin ilâmında ise sanık hakkında sadece 15.02.2015 tarihindeki eylemi hakkında karar verildiğini, 03.04.2015 tarihli kamu malına zarar verme eylemi hakkında Mahkemece hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.15.02.2015 tarihli tutanakta, sanığın 15.02.2015 tarihinde saat 21.40 sıralarında Ceza İnfaz Kurumunun 4 no.lu koğuşundan sesler gelmesi üzerine nöbetçi infaz koruma memurlarının koğuş kapısını açıp içeriye girdikleri, koğuşta bulunan sanık … ve hükümlü Cengiz …’un kavga ettikleri, sanığın havalandırma tarafına bakan koğuş penceresinin camını yumruklayarak kırdığı belirtilmiştir.
2. 03.04.2015 tarihli tutanakta ise, saat 17.00 sıralarında Ceza İnfaz Kurumunun 4 nolu koğuşunda bulunan sanık …’un koğuş kapısını çalarak görüşme talep ettiği, infaz koruma memurlarının koğuş kapısını açarak ara koridora sanığı aldıkları, ara koridora gelir gelmez 1 no.lu koğuşta bulanan hükümlü İbrahim Alabalık’a “sen beni savcıya şikayet etmişsin” diyerek koğuşun havalandırma penceresinin camını yumruklayarak kırdığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında, Şubat 2015 tarihinde meydana gelen olayda aynı koğuşta kaldığı amcası .ile ailevi sebeplerden dolayı tartıştığını, her ne kadar koğuş penceresini camını kırdığı iddia ediliyor ise de camın zaten kırık olduğunu, elini değince camın yere düştüğünü, zaten bu camı sonradan taktırdığını, zararı giderdiğini, Nisan 2015 tarihinde meydana gelen olayda da İbrahim Alabalık isimli kişi ile tartıştıklarını, bu sırada kendisine hakim olamayarak koridor penceresinin camını kırdığını, bu camı da henüz dava açılmadan soruşturma aşamasında taktırdığını, suçlamaları bu hali ile kabul ettiğini söylemiştir.
4. Sanık 11.11.2015 tarihli duruşmada 2. olayda meydana gelen camın masraflarını karşılamadığını, her ne kadar ödedim dediyse de 2. olaydaki camı taktıramadan başka cezaevine naklettiklerini, bu sebeple zararı karşılayamadığını, zararı karşılamak istediğini, süre talep ettiğini söylemiş, Ceza İnfaz Kurumunun 07.04.2015 tarihli yazısında, 15.02.2015 tarihli olaydaki zararın sanık tarafından karşılandığı, 03.04.2015 tarihinde kırdığı camın parasını ödemeden 03.04.2015 tarihinde Diyarbakıra nakil edildiği, yine İnfaz Kurumunun 13.11.2015 tarihli yazısında 1. koğuşun her iki camının da sanık tarafından taktırıldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dava dosyası kapsamı, sanığın ikrarı uyarınca eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1.İddianame kapsamına göre sanık hakkında 15.02.2015 ve 03.04.2015 tarihli eylemleri nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan iki kez cezalandırılması talep edildiği halde, suç tarihleri de nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması olanağı da değerlendirilmeden, kamu malına zarar verme suçundan bir kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas olan … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/53 Esas, 2009/64 Karar sayılı kararına konu suçu işlediği sırada sanığın on sekiz yaşını tamamlamadığı, 5237 sayılı Kanun’un 58/5. maddesi hükmüne göre anılan karar nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı ve ayrıca bu ilâm nedeniyle aynı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. DÜŞÜNCE
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/64 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.