Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5495 E. 2023/3567 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5495
KARAR NO : 2023/3567
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali, sanık … hakkında tehdit, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beş yıldan az hapis cezalarının Bölge Adliye Mahkemesince arttırılmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktarları itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve sanık … hakkında tehdit suçlarından cezalandırılmaları talebiyle dava açılmıştır.
2. Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası, tehdit suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulüyle mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına, sanık … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası, katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası, tehdit suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası, katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında belirlenen netice cezanın ertelenmesine, sanık … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar … ve … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … (Bakanlık) vekilinin temyiz sebepleri;
1. Sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine,
2. Sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanamayacağına,
3. Bakanlık lehine vekalet ücretine karar verilmediğine,
İlişkindir.
B. Katılanlar …, … ve … vekilinin temyiz sebepleri,
1. Katılan … ‘e yönelik eylemden dolayı verilen beraat kararlarının doğru olmadığına,
2. Katılanlar … ve …’a yönelik eylemlerden ötürü, sanıklar …, …, … ve … hakkında üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri;
1. Suçun manevi unsurlarının gerçekleşmediğine,
2. Sanık hakkında meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin şartlarının oluştuğuna,
İlişkindir.
D. Sanıklar …, …, … ve … müdafinin temyiz sebepleri;
1. Atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına,
2. Mağdure …’nin rızası ile araca bindiğine,
3. Olaylarda 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerinde aranan şartların gerçekleşmediğine,
4. Sanıklar … ve …’un suça iştirak etmediklerine,
5. Sanık …’un eyleme yardım eden olarak iştirak ettiğine,
6. Sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğine,
8. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
İlişkindir.
E. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafinin temyiz sebepleri;
1. Sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına,
2. Beyanların çelişkili olduğuna,
3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
6. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
F. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri;
1. Atılı suçun sübut bulmadığına ve unsurları itibarıyla oluşmadığına,
2. Katılan …’nin araca rızasıyla bindiğine,
3. Katılanlara yönelik eylemlerden ötürü ayrı ayrı hükümler kurulamayacağına,
4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
6. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. Sanığın sorumluluğunu azaltan hal bakımından hataya düştüğüne,
8. Sanık hakkında teşdiden ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
9. Şüpheden sanığın yararlanacağına,
10. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
11. Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine,
12. Tanık beyanlarının gerekçeli kararda dikkate alınmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Dava konusu olay; sanık …’in kızı G.’in, katılan …’in oğlu G. tarafından evlenme maksatlı kaçırılması üzerine, sanık … ve akrabaları olan diğer sanıklar tarafından, katılan … ve çocukları katılanlar … ve …’ın alıkonulmasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvuruları kabul edilerek, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesinde kurulan hükümler kaldırılıp, Hukuki Süreç Bölümünün (3) üncü bendinde belirtildiği şekilde mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali, sanık … hakkında tehdit, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince cezaların arttırılmaması nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; ”İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının” temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı maddenin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden;

Katılan …’in oğlu G. tarafından evlenme maksatlı kaçırılan kızının bulunarak kendisine teslimini sağlamak amacıyla olay yerine gelen sanık …’in, katılana ait evin önünde bağırması üzerine, kucağında suç tarihi itibarıyla henüz bebek yaşta olan mağdure … olduğu halde dışarı çıkan katılan …’nin, olayın ilk aşamasında sanıklar … ve … tarafından kolundan tutulmak suretiyle cebirle araca bindirildiği, olayın ilerleyen aşamalarında ise, diğer sanıklar …, … ve …’un da iştirakiyle, sanık …’in kızı G.’in bulunmasına kadar alıkonulduğu, tüm eylem süresince annesinin bakımına muhtaç halde olan mağdure bebek …’ün de annesi ile birlikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık … ve akrabaları olan diğer sanıkların kastının katılan …’ye yönelik olduğu, mağdure …’ün eylemin başlangıcında annesi …’nin kucağına olması sebebiyle onunla birlikte araca bindirildiği, sanıkların mağdureye yönelik bir suç işleme kastlarının bulunmadığı gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Bakanlık ve katılan … vekillerinin temyiz itirazları reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan …’ye yönelik, ayrıca sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
1. Bölge Adliye Mahkemesince, bir kısım faillerin kastlarının ağırlığı, suçun işleniş biçimi, mağdure …’a yönelik eylemde birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi hususları değerlendirilerek belirlenen temel cezalarda 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerine aykırılık görülmemiş ve katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafilerinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alınmıştır.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince …’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabilecek, ancak Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetildiğinde, hükümde katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılan … ve olay tarihi itibarıyla henüz üç yaşı içerisinde bulunan katılan … tarafından, olay öncesinde sanıklara yönelik gerçekleştirilmiş haksız bir fiilin meydana getirilmemiş olması, katılanların sanık …’in kızının teslim edilmesi için icbar maksatlı alıkonuldukları nazara alındığında, sanıkların ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşmedikleri de gözetilerek, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları reddedilmiş ve Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
4. Cumhuriyet savcısıyla görüşme, alınan emir ve talimatlar tutanağı, katılan …’nin babası tanık H.’in beyanı, katılanların jandarma görevlilerinin sanık …’i aramasından sonra serbest bırakılmaları hususları dikkate alındığında, suç nedeniyle soruşturmaya başlanmasından sonra katılanların serbest bırakıldıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları reddedilmiştir.
5. Olay sırasında önce katılan …’ın bulunduğu balkondan sanık … tarafından alınarak araca konulduğu, ardından katılan …’nin kolundan tutularak araca zorla bindirildiği, …’ın serbest bırakılmasından sonra …’ye yönelik eylemin devam ettiği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında mağdure sayısınca ayrı ayrı hükümler kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
D. Diğer temyiz itirazları yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali, sanık … hakkında tehdit, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan … ‘e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli kararında katılan Bakanlık ve katılan … vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan …’ye yönelik, ayrıca sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli kararında katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.