YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1709
KARAR NO : 2023/1303
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2006 tarihli ve 2006/4961 soruşturma numaralı iddianame ile; gece vakti şikâyetçinin ikametinden para ve eşya çaldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143 ve 53/1 maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2007 tarihli ve 2006/1727 Esas 2007/1027 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 06.12.2012 tarihli ve 2011/22676 Esas, 2012/26281 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin kararının onanmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2022 tarih ve KD- 2022/113589 sayılı itirazında; “Yüksek Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi’nin 06/12/2012 tarih ve 2011/22676 Esas, 2012/26281 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak; sanığa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızca düzenlenen 05/07/2010 tarihli tebliğnamenin tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere; hükmü temyiz etmeleri halinde veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin, sanık veya müdafine tebliğ olunacağı, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYUY’nin 316. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiş, 5271 sayılı CYY’nin 297. maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı ile ilgili bulunan bu hüküm buyurucu nitelikte olup, uyulması zorunludur.
Tebliğnamenin, sanığa veya görevlendirdiği müdafie tebliğ edilmeden temyiz incelemesinin yapılması, hukuka aykırılık oluşturmaktadır.” gerekçesi ile itirazın kabulü, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 06.12.2012 tarihli ve 2011/22676 Esas, 2012/26281 Karar sayılı sanık … hakkındaki onama kararının kaldırılması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.07.2010 tarihli tebliğnamenin sanık …’ın vekâletname ile görevlendirdiği müdafiine tebliğ edildikten sonra temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
5.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/10741 Esas, 2022/14992 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2022 tarih ve KD- 2022/113589 sayılı itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 06.12.2012 tarihli ve 2011/22676 Esas, 2012/26281 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verilmesinden sonra sanığa usûlüne uygun tebliğname tebliğ edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ilk derece mahkemesi kararına ilişkin temyiz sebebi; mahkemece verilen kararın sonuçlarının ağır olduğu, bu nedenle dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın gece saat 20.30-21.30 saatleri arasında ikinci kat mutfak balkonundan şikâyetçiye ait eve girerek buradan para ve çeşitli şahsi eşyalar çaldığı, olay yerinde elde edilen parmak izinin sanığa ait çıktığı, sanığın savunmasında atılı suçu kısmen kabul ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın savunmasının usulüne uygun olarak alındığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2007 tarihli ve 2006/1727 Esas 2007/1027 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.