Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8506 E. 2023/1278 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8506
KARAR NO : 2023/1278
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2015 tarihli ve Esas No:2015/39899, sayılı iddianamesi ile, şikâyetçi …’ın olay günü saat 18.40 sıralarında işyerinde çalıştığı sırada cep telefonunu masanın üzerine bırakarak arka bölüme çalışmaya gittiği, 20 dakika sonra geri döndüğünde masanın üzerindeki telefonun çalındığı, işyerine ait kamera görüntüleri izlenilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğa ulaşılarak hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 31/3, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında … (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii 17.05.2016 yazı işleri müdürü havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sadece hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan, 02.10.2015 tarihinde, işyerinde çalışmakta olduğu sırada, saat 18.40 sıralarında, cep telefonunu masasının üzerinde bırakarak arka bölüme çalışmaya geçmiş, 20 dakika sonra geri döndüğünde telefonun yerinde olmadığını görmüştür.
2.CD izleme ve araştırma tutanağına göre, saat 18.33 ‘de iki kişinin işyerinin önüne geldiği, daha önceden tanınmakta olan suça sürüklenen çocuk …’in içeriye girdiği sırada, yine daha önceden görevlilerce tanınmakta olan Hakan Yıldızhan’ın dışarıda beklediği, daha sonra koşarak uzaklaştıkları tespit edilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk soruşturma ve kovuşturma aşamasında, temyiz dışı sanık Hakan Yıldızhan’ın kendisine masa üzerinde bulunan telefonu dön al dediğini ve Iphone marka telefonu masanın üzerinden aldığını söyleyerek suçu ikrar etmiştir.
4. Katılan cep telefonunun değerinin 2.500,00 TL olduğunu söylemiştir. Suça sürüklenen çocuk 17.03.2016 tarihli duruşmada, ablasının 1.500,00 TL parayı hazır ettiğini, katılanın kabul etmediğini, eksik kalan miktarı karşılamak istediğini söylemiş, suça sürüklenen çocuğa zararı gidermesi için süre verilmesine rağmen, katılan 17.05.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk ve ailesinin duruşmadan sonra kendisini aramadıklarını ve herhangi bir ödemede bulunmadıklarını söylemiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, CD izleme tutanağı, katılan beyanı ve suça sürüklenen çocuğun ikrarı karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;

1.CD izleme ve araştırma tutanağı ve katılan beyanına göre, suça sürüklenen çocuğun katılanın işyerine saat 18.33’de girdiği, 02.10.2015 olan suç tarihinde, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması sebebiyle güneşin saat 18.49’da battığı, gece vaktinin saat 19.49’da başladığı, bu nedenle hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirî bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.