YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16284
KARAR NO : 2023/490
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/809 E., 2020/937 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/168 Esas, 2020/74 Karar sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/809 Esas, 2020/937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanık savunmalarının SEGBİS sitemi ile alınarak savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Sanığa isnat edilen suçun hukuki, maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Dosyadaki tanıkların yüz yüzelik ilkesine aykırı olarak istinabe yoluyla dinlenmesi sonucu soru sorma haklarının kısıtlandığına,
4. Bank Asyaya talimatla para yatırmadığını, paraların neredeyse tamamını eşinin yatırdığına,
5. Sanığın bylocku aynı suçtan yargılanan eşinin kullanmış olabileceği beyanı karşısında eşinin duruşmada dinlenmeyerek sadece dosyasına ait evrakların istenmesiyle yetinildiğine,
6. Sanığın Bylock kullanmadığına ve ByLock kullanımına ilişkin delillerin hukuka uygun olmadığına, içerik tespiti yapılamadığına, iddianameye göre müvekkilin eşi …’e ait olduğu değerlendirilen 217224 İD numaralı ByLock kullanıcısın roster bilgilerinde bulunan … İD numaralı kullanıcının, kullanıcı adı ve şifresinde bulunan ifadelerden yola çıkılarak bu kullanıcının müvekkil olabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca dosyaya gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağında ise, iddianamede belirtilen bilgilerin aksine şifrenin belirlenemediği, müvekkilin kullandığı ifade edilen ByLock hattının kullanıcı id’sinin ise … olduğunun ifade edildiğine, dosyaya CGNAT kayıtları getirtilmediğinden bu verilerin doğru olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğine,
7. Teşdit uygulanmasının yasal dayanağı olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Yapılan yargılamada öğretmen olarak görev yaparken KHK ile kamu görevinden çıkarılan sanık hakkında tanıklar …, … ve …’ın özetle sanığın üniteci olarak belli bir kamu kurumunda çalışanlarla ilgilendiğini, sonrasında MEB ablalılığı yaptığını, il ablasıyla birebir görüşerek talimatları ondan aldığını, dershanelerin kapatılması döneminde twitter açın ve mesaj atın gibi önerilerde bulunduğunu, toplantılarda bu hususları gelenlere ilettiğini beyan ettikleri,
2. … ID numaralı ByLock kullanıcısının roster bilgilerinde sadece … ID numaralı kullanıcının bulunduğu ve kullanıcı tarafından Cuma olarak adlandırıldığı, … ID numaralı ByLock kullanıcısının kullanıcı profil bilgilerinde kullanıcı adının …, …- olduğu ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı …’in profil bilgileri ile benzer olduğundan aralarında akrabalık bağı olabileceği değerlendirilerek yapılan aile sorgulamasında şahsın eşi sanık olduğunun anlaşıldığı ve .. İD numaralı bylock kullanıcısının kullanıcı profil bilgileri kullanıcı adında yer alan zlhyrdn sessiz harflerinden oluştuğu, şifre kısmında yer alan 31 sayısının şahsın memleketi olan Hatay ilinin plaka kodu ile uyuştuğunun görüldüğü,
3. … UID numaralı ByLock kullanıcısının profil bilgilerinde kullanıcı adı: … olarak görüldüğü, … UID numaralı bylock kullanıcısının tespitine yönelik yapılan çalışmalarda bahse konu UID nin roster bölümünde sadece … UID numaralı ByLock hesabının kullanıcısı olduğu değerlendirilen … isimli şahsın olduğu, dolayısıyla bahse konu iki bylock kullanıcısı arasında ailevi bir yakınlığın olabileceği değerlendirilerek … isimli şahsın aile bilgisi sorgulandığında eşi olan sanığa ulaşıldığı, … UID numaralı bylock kullanıcısının kullanıcı adını: ZlhYrdn şeklinde oluşturduğu, sanığın ismi ile soyismindeki ünlü harflerini çıkartarak kullanıcı adını oluşturmuş olabileceği,
4. Sanığın savunmasında eşinin kendi telefonunu ve internetini kullandığını, eşinin kendi telefonuna ByLock uygulamasını yüklemiş olabileceğini, ByLock uygulamasını kullanmadığını beyan ettiği, sanığın eşi …’in Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2018 tarih, 2016/333 esas, 2018/52 karar sayılı ilamında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu dosyada sanığın eşi …’in bylock uygulamasını kullandığı kanaatine varıldığı, …’in söz konusu dosyada üzerine atılı suçu kabul etmediği, hem bu sebeple hem de CMK’nın 45. maddesi gereğince eşinin tanıklıktan çekinme hakkı olması, tanıklıktan çekinmese dahi CMK’nın 48. maddesi gereğince kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek durumlarda tanığın cevap vermeme hakkı olması sebebiyle eşinin mahkememizce dinlenilmediği, bu kapsamda sanığın kullanımında olan bylock kullanıldığına ilişkin yapılan tespit, yine bylock içerik verisine ilişkin … ve … ID numaralı hesapların kullanıcısının sanık olduğu yönünde yukarıda belirtilen detaylı açıklama, sanığın eşi …’in Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2018 tarih, 2016/333 esas, 2018/52 karar sayılı dosyasında açıklandığı üzere bylock hesabının kullanıcısı olup başka bir bylock hesabı açmasında yarar olmadığı, hem mahkememizdeki diğer yargılamalardan hem de bu örgüte ilişkin ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalardan bilindiği üzere örgütün devamlılık ve tedbir için kendi içinde evlilik yöntemini seçtiği ve her iki eş için de örgüt suçlarına ilişkin suçlama yapıldığında eşlerden birinin eylemi diğer eşe doğrudan veya dolaylı olarak gönderdiği, sanık bakımından katalog evliliğe ilişkin bir tespit bulunmadığı ancak eşi hakkında da aynı örgüt suçlaması ile hakkında dava açıldığı ve mahkumiyet kararı verildiği, örgütün bankasya ve bylock hususlarında eşlerden biri hakkında suçlama varsa evlilik birliğinin eşler arasında elbirliği ile yürütülmesi kuralını kullanarak ispatı imkansız kılmaya çalıştıklarına yönelik bilinen gerçek, sanıktan ele geçen dijital materyallerde …@gmail.com kullanıcı adlı e-mail adresi ilişkilendirilmiş bylock uygulamasına ait kalıntılara rastlanılması, diğer yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/180056 sayılı soruşturmasında MİT tarafından bylock veri tabanının ele geçirildiği, bu veri tabanı üzerinde ByLock kullanıcı hesapları üzerinde halen dahi araştırmaların devam ettiği ve ID eşleştirme çalışması yürütüldüğü, bu kapsamda çözümü yapılan … ve … ID hesabının sanığa aidiyeti yönünden bylock tespit ve değerlendirme tutanağı düzenlendiği, bu tutanaklarda telefon numarasının yer almadığı, ByLock programına ilişkin yukarıda yapılan açıklamalarda göz önüne alındığında uygulamaya salt telefon üzerinden giriş yapılmadığı, hatta örgüt mensuplarının yine tedbir gereği gelen talimat ile tespiti ve yakalanmayı engellemek adına VPN üzerinden bağlantı kurdukları yine ülke genelinde yapılan soruşturmalardan ve kovuşturmalardan anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının gizlilik esasına uygun olarak tedbir gereği açık hat kullandıklarının da bilindiği, dolaysıyla bylock tespit ve değerlendirme tutanağında telefon numarasının veya adsl adresinin bulunmamasının suçun sübutunu etkilemeyeceği, bylock içerik verisine ulaşılmış olması ile sanığın bylock kullanıcısı olduğunun teknik verilerle ispatlanmış olduğu birlikte değerlendirildiğinde sanığın … ve … ID numaralı bylock uygulamasını kullandığı hususunda kanaate varıldığı,
5. Sanıktan ele geçen dijital materyallerle ilgili düzenlenen dijital materyal inceleme tutanağında, örgütle iltisaklı aktifhaber, rotahaber, samanyoluhaber, ve zaman isimli yayın organlarına ve web sitelerine giriş yapıldığının, silahlı terör örgütü mensupları tarafından örgüt içi haberleşmede kullanıldığı bilinen ByLock, imo ve kakaotalk isimli haberleşme programlarına ait kalıntılara rastlanıldığının, bu programların da …@gmail.com kullanıcı adlı e-mail adresi ilişkilendirildiğinin, ayrıca telefon üzerindeki verileri silme, fabrika ayarlarına döndürme ve kurtarılmayacak şekilde silme işine yarayan “CleanThemAll” isimli programa ait kalıntılara ulaşıldığının belirtildiği,
6. Sanığın MASAK ve BDDK tarafından hazırlanan raporlarla örgütün finans kaynağı olduğu konusunda tereddüt bulunmayan Bank … Katılım Bankası kayıtlarına göre söz konusu bankada hesabının bulunduğu, 17.02.2014 tarihinde 20.065,00 TL para yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, 03.09.2014 tarihinde 4.725,00 TL para yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, 12.09.2014 tarihinde 2.000,00 TL para yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, 19.10.2014 tarihinde 4.746,70 TL para yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, sanığın tüm hesap hareketleri incelendiğinde 2014 yılında toplamda 63.200,17 TL ve 2015 yılında 11.817,29 TL olmak üzere hesap hareketlerinin olduğu, sanığın tüm bankacılık işlemleri dikkate alındığında söz konusu bankanın TMSF’nin devrinin önüne geçmek adına işlem hacmine katkı sağlamaya yönelik faaliyette bulunduğu ve örgütsel talimat ile hareket ettiği kanaatine varıldığı, sanığın savunmasında iddia edilen miktarda paralarının hiç olmadığını, parayı eşinin yatırdığını beyan ettiği, sanığın kendi hesabı üzerinde gerçekleştirdiği işlemleri zaten hakkında hüküm verilmiş olan eşine atfetmesinin kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğuna ilişkin kanaatine varıldığı,
7. Açık kaynak inceleme ve değerlendirme tutanağında; sanığın “…” kullanıcı adlı twitter hesabından 11/03/2014 tarihinde “#GuelenAilesininHimmetiMilleti hocaefendinin kimseye minneti yok” “#GuelenAilesininHimmetiMilleti abilerimiz s haberde hocamı ne güzel anlatıyor”, “#GuelenAilesininHimmetiMilleti gagasiyle ateşe su taşıyan kuş misali safımızı belli etme zamanı” şeklinde yazılar paylaştığının, “hocaefendi” kelimesi ile FETÖ/PDY elebaşısını kastettiğinin, “abi” sözünün örgüt içerisinde yer alan erkek şahısları, “s haber” kelimesiyle FETÖ/PDY ile iltisakı olması sebebi ile 668 sayılı KHK ile kapatılan Samanyolu Haber’i kastettiğinin, “hocam” kelimesi ile de yine FETÖ/PDY elebaşısını kastettiğinin, “gagasiyle ateşe su taşıyan kuş misali safımızı belli etme zamanı” cümlesi ile de FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bağlılığını kastettiğinin değerlendirildiğinin, 06.03.2014 tarihinde “Hocaefendi’ye atılan iftiralara sessiz kalan din erbabını hayalkırıklığı ile izliyoruz #YargıYürütmeninEmrinde” başlığı ile bir fotoğraf paylaştığı, paylaşmış olduğu bu fotoğrafta FETÖ/PDY ile iltisakı olması sebebi ile 667 sayılı KHK ile kapatılan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın ambleminin olduğunun, fotoğraf içerisinde “GYV’den iftiralara 6 maddelik sert cevap, Hizmet camiasının milyonlarca gönüllüsüne ve Vakfımızın Onursal Başkanı Muhterem Hocaefendi’ye akla hayale gelmez iftira ve bühtanlar atılırken, adeta dilsiz ve hissiz kesilmiş bir kısım ilim ve din erbabını da büyük bir hayal kırıklığı ile izliyor, onların bu tarafsızlık görünümlü suskunluklarını milletimizin engin vicdanına havale ediyoruz” şeklinde yazı bulunduğu, 25.12.2013 tarihinde “Hizmetle ilgili iddia edilen meselelerden biri tutsaydı Hizmet bugünlere gelemezdi. #CamiayaİftiraYolsuzluğuÖrtmez bit.ly/1dAVaye” şeklinde yazı paylaştığı, içerisinde geçen “Hizmet” kelimesi ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden bahsettiğinin, sanığın twitter adlı sosyal paylaşım sitesindeki profilinde 371 tweetinin bulunduğunun, sıklıkla yukarıda paylaşımlara benzer şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü övücü nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiği,
8. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, Bank … hesap hareketleri, tanık beyanları, sanık savunması ve dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, bu kapsamda sanığın yuarıda ayrıntısına yer verilen eylemlerinin çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz ettiği, örgüt hiyerarşisine tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince örgüt içerisindeki konumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamına ve savunma içeriğine göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, aynı suçtan yargılanan sanığın eşi …’in de tanık sıfatıyla dinlenilmesine tevessül edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve belirleyici delil olan tanıklar … ve … beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa’nın 36 ıncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/809 Esas, 2020/937 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.01.2018 tarihli ve 2018/113 sorgu sayılı Değişik İş kararıyla 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince verilen ve Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarih 2019/168 esas 2020/74 karar sayılı kararı ile aynen devamına karar verilen yurt dışına çıkamamak adli kontrol tedbirine ilaveten, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 2020/809 Esas sayılı dosyasının 30.09.2020 tarihli duruşmasında 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (j) ve (k) bentleri gereğince konutunu ve ikametinin bulunduğu il sınırlarını terk etmemek adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına da karar verildiği görülmekte ise de, sanık müdafiinin 06.02.2023 tarihinde göndermiş olduğu dilekçesinde, sanık ve dört çocuğunun Hatay ilinde ikamet ettiği evlerinin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen büyük deprem afetinde ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında verilen konutunu ve ikametinin bulunduğu il sınırlarını terk etmemek adli kontrol tedbirlerinin uygulanma imkanının kalmaması ve mağduriyete mahal verilmemesi bakımından 5271 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının verdiği yetkiye istinaden sanık hakkında uygulanan 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (j) ve (k) bentleri gereğince konutunu ve ikametinin bulunduğu il sınırlarını terk etmemek adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince verilen yurt dışına çıkamamak adli kontrol tedibirinin aynen DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.