Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17441 E. 2023/3617 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17441
KARAR NO : 2023/3617
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan dava açılmıştır.
2. Erdemli(Kapatılan) 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık, herhangi bir temyiz nedeni bildirmemiştir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eylemin açıkta hırsızlık suçunu oluşturduğu halde usul ve yasaya aykırı şekilde daha ağır ceza gerektiren başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan karar verildiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Katılan …, Erdemli İş Bankası önüne para çekmek için geldiği, yardım talep etmek için sağ sola bakındığı sırada sanığın, katılan yanına geldiği, katılanın, sanıktan yardım isteyerek kartının şifresini söylediği ve 200,00 TL para çekmesini istediği, sanığın, katılana ATM’nin kartı kabul etmediğini söylediği, katılanın bankamatikten uzaklaşmaya başladığı sırada, sanığın bankamatikten çıkan parayı alarak uzaklaştığı, böylece sanığın hırsızlık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın, katılan zararını hüküm tarihinden önce kısmen giderdiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.09.2014 yerine 29.09.2014 olarak, atılı suçun başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama yerine hırsızlık olarak yazılması maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
2. Sanığın bankaya sunduğu PTT makbuz fotokopisinden katılan hesabına 1.200,00 TL yatırıldığı, 6,00 TL işlem masrafı kesildiği, hesaba aktarılan miktarın 1.194,00 TL olduğu anlaşılmakla, kısmı karşılama karşısında etkin pişmanlık indirim hükümlerinin uygulanabilmesi için katılan muvafakatının alınması gerektiği gözetilmeden etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Somut olayda, yardım edeceği bahanesiyle banka kartını alan sanığın, katılan bilgisi ve rızası dışında hesabından para çektiği, kısa süreli de olsa kart üzerinde hakimiyet kurduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4.Sanık kurulan hükümde, doğrudan adli para cezasına ilişkin taksitlendirme hükümleri uygulanırken kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması isabetli bulunmamış ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erdemli (Kapatılan) 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/845 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan beşinci paragrafa; “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.