YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1055
KARAR NO : 2023/17325
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 inci maddeleri uyarınca 2.620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarih ve 94660652-105-34-6351-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165540 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165540 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müştekiler … ve … ile müşteki şüpheli …’a yönelik sözleri nedeniyle hakaret suçundan açılan kamu davasında, müşteki …’in 16/09/2021 tarihli oturumda, müşteki şüpheli …’un ise 02/12/2021 tarihli celsede şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 131. maddesinde yer alan, “(1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” şeklindeki düzenleme gereğince hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/2 delaletiyle 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
İncelenen somut olayda; şikayetçi …’ın 02/12/2021 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiği, şikayetçi …’in 16/09/2021 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını belirttiği, sadece sanıktan katılan …’ın şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın hakaret eylemini alenen işlemesi nedeni ile sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca (1/6) oranında artırım uygulanarak 105 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözetilerek 1 gün karşılığı 20 TL takdiri ile SANIĞIN 2.100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.