YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1582
KARAR NO : 2023/16020
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılana vermiş olduğu parayı alamadığı için aradığını, hakaret ve tehdit etmediğini ve kararın bozulması gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın telefonuna “Aç ananı s..m, ananı s..m aç telefonu.” şeklinde hakaret içerikli mesaj gönderdiği ve şikâyetçiyi arayıp “Telefonu açmazsan evin önüne geleceğim, gerekirse 5 sene yatarım, polisten savcıdan korkum yok.” diyerek tehdit ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın savunması, katılan ve tanığın beyanları, mesaj tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, katılanın beyanı, tanığın olayı doğrulaması, mesaj tespit tutanağı, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediği ve mahkumiyetine karar verilmesi yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenmekle sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Her ne kadar hakaret ve sair tehdit suçları uzlaşma kapsamında olup soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, sanık hakkında suç tarihinde uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan dava açılması, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 106 ıcı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca hüküm kurulması ve 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hakaret ve sair tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.