YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9716
KARAR NO : 2023/2748
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2013/337 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2019 tarihli ve 11.2015/352782 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; tekerrüre esas olmadığı halde adli sicil kaydı nedeniyle hakkında erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kolluk görevlileri tarafından yapılan uygulama sırasında suça konu tamamen sahte olarak düzenlenmiş ve üzerinde fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması ikrara yöneliktir.
3. Kriminal rapor ile suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlenmiş olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından da suça konu belgenin incelenerek aldatıcılık niteliği konusunda gözlem yapıldığı görülmüştür.
5. Yapılan yargılama sonunda dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak ve takdiren erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaksızın sanık hakkında incelemeye konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
6. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasına ilişkin temyizi yerinde görülmemiş ve tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2013/337 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.