Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4292 E. 2023/3799 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4292
KARAR NO : 2023/3799
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, ek savunma hakkı verilerek, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli kararı ile, ” … Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, hakkında lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, tekerrür hükümleri nedeniyle mağdur olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kastın bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Akçaabat Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, ayrıldığı yedi günlük özel izinden, iki günlük süre de geçmiş olmasına rağmen dönmeyerek firar ettiği, yakalanarak cezaevine teslim edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın, 18.02.2015-25.02.2015 tarihleri arasında izinli olduğuna dair izin belgesi, 27.02.2015 tarihine kadar Ceza İnfaz Kurumuna dönüş yapmadığına dair 25.02.2015 ve 27.02.2015 tarihli tutanaklar dosyada mevcuttur.
3. Sanığın 13.05.2015 tarihinde cezaevine teslim edildiği belirlenmiştir.
4. Sanık aşamalardaki beyanlarında, ceza infaz kurum koşulları nedeniyle firar ettiğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu genel kasıtla işlenen bir suçtur. Görevlilerce düzenlenen tutanaklar, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanık müdafiinin sanığın suç işleme kastının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenle Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.