Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/10617 E. 2007/12640 K. 22.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10617
KARAR NO : 2007/12640
KARAR TARİHİ : 22.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1994 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 145 ada 12 parsel sayılı 10972 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı revizyon gösterilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, davalı …’in, dava konusu parseli ormandan açması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 93/2. maddesi gereğince Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/90-120 sayılı kesinleşen ilamı ile hükümlülüğüne karar verildiği gibi, taşınmazın eski tarihli … fotoğrafı ve memleket haritasında da orman sayılan yerlerden olduğu, ancak yörede 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman sınırlamasında parsel orman sınırı dışında bırakıldığını, bu nedenle aslı orman olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla genel mahkemede dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman olduğu iddia edilen parselin tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece; … ve uzman orman bilirkişi aracılığı ile yapılan keşif ve uygulama sonucu alınan raporda, çekişmeli taşınmazın 1954-1956 tarihli … fotoğrafı ve memleket haritasında orman alanında, 1960 çekim tarihli … fotoğrafında ise açık alanda kaldığı, davalının 6831 Sayılı Yasanın 93/2. maddesi gereğince mahkumiyetine ilişkin kesinleşen Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/90-120 sayılı kararının bu yere ait olduğu halde, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman sınırlamasında bu karar gözönüne alınmadan orman sınırı dışında bırakıldığını, ancak bu olgulara göre dava konusu parselin ormandan açılan ve orman sayılan yerlerden olduğu bildirildiği gibi, bu konular tarafların ve mahkemenin de kabulündedir.
Ceza Mahkemesinin beraat, kusur ve derecesi, zarar tutarı, illiyet gibi esasları belirleyen kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de, B.Y.’nın 53. maddesi gereğince ceza hakiminin hükme dayanak yaptığı maddi olgular ve olaylar ile yasak eylemler kesin delil niteliğini taşıması nedeniyle hukuk hakimini bağlar (H.G.K.’nun 25.02.2004 gün 2004/11-115-108 ve 12.05.2004 gün 2004/4-290-289 sayılı kararları).
Somut olayda; dava konusu taşınmazın orman olduğunu (maddi olguyu-yasak eylemi) belirleyen mahkumiyet hükmü H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde anılan kesin hüküm olmasa da, kesin delil sayılacağı gibi, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında da orman sayılan yer olduğu belirlendiğinden, çekişmeli taşınmazın niteliğinin orman olduğunun kabulü zorunludur.
Anayasanın 138/4. maddesinde “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü bulunmaktadır. 02.09.1986 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23. maddesinde, Orman Kadastro Komisyonyonlarınca Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerler sayılmış ve bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerler … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır…” hükmü bulunduğu gibi bu yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve onun yerine 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren “Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin” 26/g maddesinde de aynı hüküm bulunmaktadır. Bu yasal düzenlemeler karşısında kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan yerlerin Orman Kadastro Komisyonlarınca orman sınırı içine alınması zorunludur. Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanlar zilyetlik yoluyla mülk edinilemez. Aslı orman olan taşınmazın özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tapu sahibi yararına mülkiyet … doğmaz.
Yukarıdaki bilgi, belge ve olgular ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi ve güçlü delil oluşturan mahkeme kararı ve eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yer olduğu belirlenen taşınmaz hakkında, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken reddi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.