Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/10058 E. 2007/11155 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10058
KARAR NO : 2007/11155
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Mahallesi 341 ada 4 parsel sayılı 113085.77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ile ……, … … ve … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı 29.09.2004 tarihli keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişiler … …, … …ve … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli parselin 1971 tarihli memleket haritasında orman ağacı sembolü bulunmayan yeşil renkli alanda kaldığı; ancak, memleket haritasındaki her yeşil alanın ormanı ifade etmediği, çaylıkların ve fındıklıkların da bu haritada yeşil ile gösterildiği, taşınmazın isabet ettiği yerde orman sembolü bulunmadığından orman olarak nitelendirilemeyeceği, taşınmazın üzerinde … tarımının yapıldığı ayrıca aşılı karayemiş ve üzüm asmalarının bulunduğu bu nedenlerle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve rapora eklenen orijinalinden renkli memleket haritasında sayılan parseller nokta şeklinde işaretlenmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen 06.04.2007 tarihli ek rapora eklenen orijinalinden renkli memleket haritasında ise çekişmeli taşınmazın bir kısmı iğne yapraklı ağaç sembolü bulunan yeşil alanda gösterilmiştir. Rapor ile ek rapor çelişkili olup bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle komşu 341 ada 6 nolu parselin dayanağı olan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirtilmeli ve önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı
sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığı taktirde çekişmeli taşınmazın ve komşu 333 ada 24 ve 341 ada 6 nolu parsellerin dayanağı olan tapu kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalıdır. Dayanak tapu kaydı 27570 m2 yüzölçümünde olduğu halde bu kayda dayanarak 113085,77 m2 yer davalılar adına tespit görmüştür. Dayanak tapu kaydı sabit sınırlı olmadığından kapsamının 3402 sayılı yasanın 20/c maddesi gereğince yüzölçümüne dağar verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir.
3402 Sayılı Yasanın 20. maddesi, “tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;
A) Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.
B) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.
C) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur…” hükümlerini taşımaktadır.
3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince taşınmazın kapsamı yüzölçümün değer verilerek saptanacağından, yüzölçümü ile kapsadığı alan belirlenmeli, yüzölçümü ile kapsadığı alan orman değil ise kayıt fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24/09/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.