Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10624 E. 2008/16001 K. 19.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10624
KARAR NO : 2008/16001
KARAR TARİHİ : 19.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2008 gün 2007/13427 – 2008/2193 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı, çekişmeli taşınmazların tamamının 1993 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapılarak , çekişmeli … Köyü 101 ada 163 parselin (A), 101 ada 176 parselin B ve C , 101 ada 280 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin 1955 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden ve 101 ada 163 parselin fiilen orman olduğundan tamamının , 101 ada 176 parselin (B) ve (C) , 101 ada 280 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılan yerlerden, geriye kalan kesimlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazların 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olup hat uygulaması yetersiz ise de; davacı Hazine, taşınmazların öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerektiği, bu sebeple çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 163 parselin fiilen orman olduğundan tamamının, 101 ada 176 parselin (B) ve (C) , 101 ada 280 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın, 101 ada 163 parselin tamamına, … bilirkişi tarafından düzenlenen 25.04.2007 havale tarihli krokili raporda, 101 ada 176 parselin (B) ve (C) , 101 ada 280 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerine yönelik olarak kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 101 ada 176 parselin (B) ve (C), 101 ada 280 parselin (A) , 101 ada 163 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına , geriye kalan kesimlerinin ise davalı adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

-2-
2008/10624-16001

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte gerekleri tamamen yerine getirilmemiştir. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese, mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (9.5.1960 Gün.21/9 sayılı YİBK). Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan … ifade eder.
Somut uyuşmazlıkta hükmüne uyulan ve yukarıda özeti yapılan Yargıtay bozma kararında 101 ada 163 parsel sayılı taşınmazın tamamının eylemli orman olduğu anlaşıldığından Hazinenin bu parsele yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde mahkemece memleket haritasında yeşil alanda gözüken bölümü orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Hal böyle iken yukarıda açıklanan nedenlerle 101 ada 163 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 101 ada 163 parsel yönünden BOZULMASINA, 19/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.