Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/9545 E. 2006/9953 K. 04.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9545
KARAR NO : 2006/9953
KARAR TARİHİ : 04.07.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Mahallesi 101 ada 301 parsel sayılı 1572 hektar 0004,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, İstihkam … Devlet Ormanı olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, bir kısmının tapuları kapsamında … alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin tapu kapsamında kalan A1=2757.09 m2’sinin davacı gerçek kişiler adına orman sınırı dışına çıkartılmasına, tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına, tapu miktar fzalası olan A2=262.37 m2’sinin 101 ada 301 nolu orman parseli içinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1965 yılında yapılıp 12.03.1966 tarihnde ilan edilen ve kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece davacı gerçek kişinin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Tapu kaydı yerel bilirkişi eliyle tüm sınırları birer birer sorulmak ve … elemanına zemindeki yerleri gösterilmek suretiyle uygulanmamış, komşu parsel tutunakları ve dayanakları getirtilerek denetlenmemiş, kaydın bir hududu “yol”, bir hududu “…”, bir hududu da “…” okuduğu halde, pafta üzerinde bu yerler belirlenmemiştir.
Bundan ayrı; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun varlığından söz edilmekte ise de, Dairede aynı gün inceleme yapılan ve aynı mahallede bulunan bir kısım parsellerle ilgili dava dosyalarından bu yerde 1965 yılında seri bazında orman kadastrosunun yapıldığı, bu nedenle … Köyünde bir kısım yerlerde çalışma yapıldığı, bir kısım yerde ise yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus aydınlatılmadığından, uyuşmazlığın çözümünde; kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının mı, yoksa kesinleşen orman kadastrosu bulunmayıp memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının mı uygulanması gerektiği bilinememektedir.
Her iki hale göre de, hükme esas alınan orman bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Orman kadastro harita ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda en az 4-5 OTS noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu, kesinleşen orman kadastrosu yok ise bu kez yöreye ait en eski tarihli ve orjinal renkli (elle boyama olmayan) memleket haritası ile çekişmeli parseli geniş çevresi ile birlikte gösterir pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilerek konumu duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanmamıştır.
Bu nedenle rapor denetlemeye elverişli değildir.
Mahkemece, dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı kesin biçimde araştırılıp sonucuna göre yukarıda açıklanan yöntemle ya kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının ya da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanması suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunludur.
Yapılacak araştırma sonucunda orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde dayanılan tapu kaydı usulünce uygulanıp uyup uymadığı, bir başka parsele revizyon görüp görmediği belirlenmeli, uyduğu takdirde miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, uymuyorsa davacı lehine 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle … kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Kabule göre, mahkeme davayı orman tahdidine itiraz davası olarak nitelendirmiştir. Oysa dava, 101 ada 301 nolu orman parseli içindeki bir kısım yere yönelik kadastro tespitine itiraz davasıdır. Taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Ormanların mülkiyeti Hazineye, yararlanma … Orman Yönetimine ait olduğundan tespit maliki Hazine de davadan haberdar edilerek taraf teşkili saptanmalı, ayrıca kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakta görevli bulunduğundan taşınmazın kabul ve reddedilen bölümlerinin kimler adına tapuya tesciline karar verileceğini de hüküm yerinde göstermesi gerekir.
Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kuralan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itarazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 04.07.2006 günü oybirliği ile karar verildi.