Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/10240 E. 2007/11962 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10240
KARAR NO : 2007/11962
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri… Köyü … mevkiinde bulunan toplam bir parça taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı ve krokide (A)=1037,24 m2 ve (B)=998,79 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, 1948 yılında seri bazda orman kadastrosu yapılarak, … Devlet Ormanının sınırlaması yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu ise 1968 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığına göre öncelikle yasal hasım durumunda olan orman yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, ondan sonra davanın esasına girilmelidir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; arazi kadastro çalışmalarına hazırlık sırasında esas alınan 1/5000 ölçekli kadastro paftası Kadastro Müdürlüğünden ya da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtildikten sonra çekişmeli taşınmazların yeri ve dava edilmişlerse komşu taşınmazların yerleriyle birlikte bu pafta üzerinde saptandıktan sonra memleket haritası ile ölçekleri denkleştirilmek ve birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle bir uygulama yapılmadığı gibi esasen keşifte kullanılan haritaların en eski tarihli olması gerektiği gibi, ayrıca 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında da çekişmeli taşınmaz bölümünün çevresiyle birlikte ne olarak gözüktüğü de incelenerek saptanmamış, komşu parsel tutanaklarındaki dayanak kayıtlar getirtilerek uygulanmamış, davalı taşınmazların bulunduğu yeri ne olarak okuduğu saptanmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve 1980’li yıllara ait … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten
kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında ne olarak gözüktüğü ve kullanım durumu saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, arazi kadastrosu yapılırken niçin tespit dışı bırakıldığı, imar ve ihya yapıldı ise hangi tarihte ve kimler tarafından ne şekilde yapıldığı araştırılmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, jeolog bilirkişi raporunda taşınmazın … yatağında bulunmadığını söylediği halde, dava konusu taşınmazın Sultansuyu çayı taştığında su altında kalma riski olduğunu bildirerek kendi içinde çelişkiye düşmüş, DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmasındaki sedlerin zaman zaman yıkılıp tekrar yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, başka bir jeolog bilirkişi ile inceleme yapılarak davalı taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı araştırılarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.