Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2264 E. 2008/5031 K. 31.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2264
KARAR NO : 2008/5031
KARAR TARİHİ : 31.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyü … Söken mevkiindeki 904, 905 ve 906 nolu orman tahdid sınır noktalarının sağında bulunan 101 ada 288 parsel sayılı taşınmazın tamamının babasından kendisine kalıp 40 yıldır zilyedliğinde olduğunu, yörede 09/09/2004 tarihinde ilk kez yapılan ve 11/04/2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında kadastro komisyonu tarafından orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A)=4587.45 m2 ‘lik bölümüyle ilgili tahditin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasına, (B)=6023.36 m2’lik bölümünün tesbit gibi orman olarak bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından taşınmazın (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, orman bilirkişi tarafınan resmini belgelere dayalı olarak yaptığı inceleme sonucunda taşınmazını (A) işaretiyle 4587.45 m2’lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek orman kadastrosunun iptali ile orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Davacı irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak orman sınırlamasına itiraz etmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre “sınırlamaya ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir.” Maddedeki, hak sahipliği kavramından 15/07/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j maddesinde sahiplik, her türlü geçerli resmi belge ve kayıtlar olarak Taşınmaz Aynı Yönetmeliğin 24.maddesinde orman sayılmayan yerde sahipliliğin tesbitine ilişkin belgeler sayılmıştır. Bu tür belgesi olmayan gerçek ve tüzel kişilerin hak sahibi olabilmeleri için orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı zilyetlikle taşınma edinme koşullarının bulunması gerekir. Bu koşulların bulunmaması halinde davacı gerçek ve tüzel kişinin aktif dava ehliyetinin (davacı olması sıfatı) nın bulunduğu kabul edilemez. Mahkemece bu doğrultuda inceleme yapılmamış, yerel bilirkişi ve tanık dinlememiş 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamış, taşınmazın ziraate elverişli kültür arazisi olup olmadığı konusunda … uzmanı ziraat mühendisine inceleme yaptırılmamıştır.
Ayrıca, yörede 2004 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması birlikte yapılmış ve sonuçları ilan edilmiştir. Dava altı aylık ilan süresi içinde açılmışsa da, yargılama sırasında 22/10/2006 tarihinde 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel arazi kadastrosu sonuçları 02/03/2007 – 02/04/2007 tarihleri arasında ilana çıkartılmıştır. Dava edilen yer arazi kadastrosunda 754, 755 parsellerinin kuzeyinde, 763 ve 764 sayılı parsellerin batısında ormanlık alanda bırakılmıştır. … Kadastro Müdürlüğünün 11/04/2006 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği belirtilmişsede ada ve parsel numarası verilip verilmediği bildirilmemiştir. 3402 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre bu kanunun amacı (memleketin kadastral topağrafik haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tesbit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanunun öngördüğü tapu sicilini kurmak) şeklinde açıklanmış ve aynı yasa dolu pafta sistemi getirdiğinden, öncelikle orman kadastrosuna itiraz davasına konu olan çekişmeli Yasanın 22/son maddesinde, o yerde daha önce orman kadastrosu yapılmışsa ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. O halde, çekişmeli yerle ilgili kadastro tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği sorulmalı, düzenlenmişse kadastro tesbit tutanağı getirtilmeli, tutanak düzenlenmişse temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyeceği davanın aynı zamanda kadastro tesbitine itiraz davasına da dönüşeceği düşünülmelidir. Bunlardan ayrı hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda taşınmazın (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de memleket haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın orjinal renkli memleket haritası üzerindeki konumu gösterilmediğinden raporda yetersizdir. O halde, öncelikle 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanışımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı başka bir anlatımda hak sahibi olup olmadığı, dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı belirlenmeli davacının orman kadastrosuna itiraz davasını açmakta aktif dava ehliyeti (davacı olma sıfatı) bulunmadığı saptandığında dava reddedilmeli, hak sahibi olduğunun belirlenmesi halinde; eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman bilirkişi, bir ziraat bilirkişi mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 31/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.