YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9592
KARAR NO : 2023/478
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 Tarihli ve 2019/161 Esas, 2019/486 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 Tarihli ve 2020/740 Esas, 2020/2312 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuk öldürme kastıyla hareket etmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Haksız tahrik indirim nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiğine,
3. Suça sürüklenen çocuk hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’ın suç tarihinde saat 16.00 sularında Akhisar İlçesi Cumhuriyet Mahallesi 262 Sokak No:5 sayılı adreste bulunan metruk binada arkadaşları olan tanıklar ile birlikte oturup sohbet ettiği sırada temyiz incelemesi dışında kalan suça sürüklenen çocuk … ve suça sürüklenen çocuk …’un olay yerine geldikleri,…..,’ın bir husus ile ilgili konuşmak için …’ı yanına çağırarak birlikte tanıkların yanından uzaklaştıkları, …’un tanıkların yanında kaldığı, …’ın eski kız arkadaşı ile…’ın arkadaşlık yapmasından dolayı aralarında tartışmaya başladıkları, tartışmanın büyüyerek kavgaya
dönüştüğü, …’ın…’ın elinde bulunan sopayı alarak…’ın kollarına ve bacaklarına doğru vurduğu, ……,ın da …’ın vücudunun muhtelif bölgelerine sopa ve yumruk vurduğu, tanıkların tartışmayı engellemeye çalıştıkları, tanık beyanları doğrultusunda tarafların birbirleri ile küfürlü konuştukları, bu arada …’un olaya müdahil olduğu, …’ın koşarak olay yerinden uzaklaştığı esnada …’un da …’ın peşinden koştuğu ve …’un bu esnada elinde bulunan ve soruşturma aşamasında ele geçirilemeyen ekmek bıçağı ile …’ı sırt, karın ve uyluk bölgelerinden yaraladığı ve tarafların birbirlerinden şikayetçi olduğu hususları tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Katılanın ve tanıklar …., ….,. ve….’nin beyanları dosyada mevcuttur.
4. Katılanın yaralanmasına ilişkin Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafınfan düzenlenen 17.09.2019 tarihli raporu ve ek raporunda;
“…’ın tıbbi belgelerinin incelenmesi ve şube müdürlüğümüzde yapılan muayenesi sonucunda, 10/02/2019 tarihinde maruz kaldığı kesici delici alet yaralanması sonucu, sırtta, sol kasıkta, sağ uylukta, skrotumda ve peniste meydana gelen yaralanmanın müştereken yapılan değerlendirmesinde;
1- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif derecede OLMADIĞI,
2- Batın içerisine nafiz olup dalak yaralanmasına neden olduğundan, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
3- Yaralanmanın kişinin konuşma yeteneğinde sürekli zorluğa ya da kayba sebep olacak nitelikte OLMADIĞI;
4- Kişinin vücudunda kemik kırığı TANIMLANMADIĞI,
5- Kişinin yüzünde sabit ize sebep olacak nitelikte OLMADIĞI,
6- Splenektomi (dalağın alınması) operasyonu uygulandığından, kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli YİTİRİLMESİNE sebep olacak nitelikte OLDUĞU,
7- Kişinin çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına sebep olacak nitelikte OLMADIĞI kanaatini bildirir ek rapordur.” şeklinde görüş belirtilmiştir.
5. Suça sürüklenen … hakkında 10.02.2019 tarihli Akhisar … Devlet Hastanesinin adli muayene raporu incelendiğinde; “0,46 promil alkollü olduğu, darp ve cebir izine rastlanılmadığı,” tespit edilmiştir.
6. Olay yeri incelemesine ilişkin düzenlenen olay yeri inceleme tutanağı dosya arasında alınmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Suç Vasfı
Sanığın eylemi neticesinde katılanın sırt, sol kasık, sağ uyluk, skrotum ve penis bölgelerinden delici kesici aletle yaraladığı, katılanın yaralamasının hayati tehlikeye neden olacak ve splenektomi (dalağın alınması) operasyonu uygulandığından, kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu, suça sürüklenen çocuğun suçta kullandığı aletin elverişliliği, darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri ile katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin, suça sürüklenen çocuğun eylemine bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasıfının tespit ve tayininde isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Teşebbüs Derecesi
Sanığın eylemi neticesinde katılanın sırt, sol kasık, sağ uyluk, skrotum ve penis bölgelerinden delici kesici aletle yaraladığı, katılanın yaralamasının hayati tehlikeye neden olacak ve splenektomi (dalağın alınması) operasyonu uygulandığından, kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu, katılanın yaralanmalarından meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik
Katılan ile suça sürüklenen çocuğun olayın başlangıcına ilişkin ilk hareketin karşı taraftan geldiği yönündeki anlatımları ve tanıkların olay sırasında karşılıklı hakaret edildiğine ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği gözetilerek şüpheli kalan bu hâl nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Gönüllü Vazgeçme
Gönüllü vazgeçmenin düzenleniği 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.” şeklinde belirtildiği somut olayda suça sürüklenen çocuk …’un birden fazla bıçak darbesi ile eylemini tamamladığı, neticenin meydana gelmesini engelleyecek bir tavır ve davranış sergilemediği, suça sürüklenen çocuk …’un tamamladığı icrai hareketlerden sonra olay yerinden kaçtığı, katılan …’ın yapılan sağlık yardım ve tedavileri neticesinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı Mahkemece değerlendirilmiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Suçun Nitelikli Hali Yönünden
Katılanın suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunun nüfus kayıt örneğinden anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hüküm kurulması yerine suç vasfı hatalı belirlenerek 5237 sayılı Kanun’un 81 inci birinci fıkrası uyarınca temel cezasının belirlendiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (E) numaralı bentte açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 Tarihli ve 2020/740 Esas, 2020/2312 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesi beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.