Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17125 E. 2007/16758 K. 18.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17125
KARAR NO : 2007/16758
KARAR TARİHİ : 18.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.05.2007 gün ve 2007/6283-6316 sayılı ilamıyla onanmasına. karar verilmiş, süresi içinde davalı … … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, taşınmazın babasından kaldığını ve 25 yıldır kendisi tarafından kullanıldığını toplam zilyetliğin 50 yıldan fazla olduğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, … bilirkişi krokisinde A=915.00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … oğlu 1959 doğumlu davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine vekili ile … … tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı … … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece taşınmazın davacının babası …’den kalmakla beraber …’nin çocukları arasında yapılan taksimde davacı …’a isabet ettiği ve davacının kullanımında olduğu gerekçesiyle davacı …’ın davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın 2003 yılında ölen ortak miras bırakan … Bay’dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamadığı gibi, bu yön de mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık, … terekesinin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkindir. Medeni Yasanın eski 539 … 599. maddesine göre terekenin doğrudan mirasçılarına intikali kural olduğuna ve davalı …’nın da paylaşımın olmadığını ileri sürdüğüne göre, paylaşımın yapıldığını kanıtlama yükümlülüğü paylaşımı iddia eden davacı tarafa düşmektedir. Paylaşıma, dayanan taraf Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerini, paylaşımın bozulup bozulmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. Ne var ki; davacı taraftan bu konuda delilleri sorulmamış, yerel bilirkişi ile tanıkların soyut içerikli sözlerine değer verilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Geçerli bir taksimin varlığından söz edilebilmesi için taksime tüm mirasçıların ya da temsilcilerin katılmaları her mirasçıya hangi mevkiinden taşınmaz mal verildiğinin, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiğinin somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu nedenle; davasını kanıtlama yükümlülüğünde bulunan davacıdan bu konudaki delilleri sorulmalı ve tanık gösterilmesi istenmeli, isteği halinde aynı olanak davacı … …’e de tanınmalı, daha sonra mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte bilirkişi ve tanıklardan ……,’ın terekesinin yöntemine uygun ve geçerli biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım yapılmış ise, tüm mirasçılarının taksime katılıp katılmadığı, taksime katılmayan mirasçıların kendisini ne şekilde temsil ettirdiği, taksimin hangi tarihte yapıldığı, her mirasçıya hangi taşınmaz mal verildiği, paylaşım dışı mal olup olmadığı, dava konusu taşınmazın kime verildiği araştırılmalı, … süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutulmalı, … Bay mirasçıları …, … ve …’ın davayı kabul ettikleri ve aleyhlerine verilen hükmüde temyiz etmedikleri de gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … …’in karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 14.05.2007 gün ve 2007/6283-6316 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının yatırına iadesine 18.12.2007gününde oybirliği ile karar verildi.