Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/13122 E. 2007/16552 K. 17.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13122
KARAR NO : 2007/16552
KARAR TARİHİ : 17.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Köyü, Taşlıkebir mevkiindeki ….., Baraj suları altında kalan 10 dönümlük taşınmazının mültiyetinin kendisine ait olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 09.05.2006 tarihli krokide (A)=10.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın mülkiyetinin davacı …’e ait olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın ileri sürülüş biçimine göre, çekişmeli taşınmazın yapılan genel arazi kadastrosunda orman olarak tespit harici bırakıldığı, daha sonra yörede 1986 yılında yapılan orman kadastrosunda, taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğu, ancak çok az bir bölümünün nitelik yitirmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartıldığı belirtilerek, orman sınırları içine alındığı, bunun üzerine davacı tarafından zilyetliğe dayalı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/309 Esas sayılı dosyasında açılan tescil ve orman sınırlamasına itiraz davasının görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve dava konusu yerin ve etrafının tamamen Menzelet Baraj Gölü sahasında kalması ve göl suları ile kaplı olması nedeniyle, önceden olduğu gibi tapulama harici bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiği, mahkemece de taşınmazın baraj suları altında kalması nedeniyle mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmişse de, bu tür davaların ilgili Kamu Tüzel Kişiliği yanında, Hazine ve Köy Tüzelkişiliğine de husumet yöneltilerek açılması gerekirse de, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritası ve memleket haritasına göre konumunun orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre; bu tür yerlerin zilyetliğe dayalı olarak kişiler adına özel mülk olarak tescil edilemeyeceği ve dolayısıyla mülkiyetin kişilere ait olduğunun tespiti konusunda da karar verilemeyeceği açıktır. Her ne kadar, Hazine ve Köy Tüzelkişiliği davada yer almadan davanın görülmüş olması usul ve yasaya aykırı ise de, bu tür taşınmazların mülkiyetinin tespitine, keza taşınmazın konumu nazara alındığında, orman sınırlamasının iptaline de karar verilemeyeceği anlaşıldığından, taraf eksikliğinin yerine getirilmemesi ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.