Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9268 E. 2023/553 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9268
KARAR NO : 2023/553
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/766 Esas, 2022/915 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi
Eksik incelemeye yönelik gerekçesizliğe,
İlişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz istemi
1. Eksik incelemeye yönelik gerekçesizliğe,
2. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ,
3. Suçun taksirle işlendiğine,
4. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 23.30 sıralarında sanık …’ın Emniyet Müdürlüğü görevlilerine başvuruda bulunarak daha önceden tanımadığı bir şahıs ile birlikte şahsın evine gittiğini, alkol aldıkları sırada şahsın kendisine cinsel birliktelik teklifinde bulunması üzerine şahsı boğarak öldürdüğünü, olay yerinden kapıyı kitleyerek kaçtığını ifade etmesi üzerine görevli kolluk memurları eşliğinde sanık ile birlikte olay yerine gidildiği, daire içerisinde maktul …’in elleri bağlı şekilde boğulmak suretiyle ölü halinde bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın maktulü kasten öldürdüğü bu şekilde sanığın kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan, 08/07/2021 tarihli otopsi tutanağında; “Baş bölgesinde öldürücü nitelikte olmayan künt travmatik yara bulunan ve kanında alkol saptanan kişinin ölümünün boyna basıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu” belirtilmiştir.

4. 29.04.2021 tarihli görüntü izleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığın olaydan 1 gün sonra alınan adli muayene raporunda darp ve cebir izinin bulunmadığının tespit edildiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafinin Eksik İncelemeye Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın suçlamayı kabul ettiği, olay yerindeki bulguların sanığın savunması ile uyumlu olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin açık bir şekilde anlaşıldığı, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eksik inceleme yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ncı maddesinde açıkça zikredilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından içtihadî olarak geliştirilerek varlık kazanmış bir hak olup “adil yargılanma hakkı” nın en önemli unsurlarından biri olarak belirtilmiştir.

Gerekçeli karar hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa) tarafından ise alenî bir şekilde güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklindeki düzenleme ile gerekçe, ilgilisi için bir hak olmanın yanı sıra bütün mahkemeler için de anayasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür.

Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecek ise de AİHM tarafından ifade edildiği üzere (… Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46,47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170.) yargılama bir bütündür ve olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır ve adil yargılanma hakkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlâl edilip edilmediği, gerekçesizlik ya da kanunî gerekçeden yoksunluğun, bir bütün olarak yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığına göre belirlenir. O hâlde, sonuca etki edecek mahiyetteki

bir iddianın, derece mahkemes(ler)i tarafından gerekçede tartışılmamış olması ya da bu konuda kanunî bir gerekçeye yer verilmemiş olması durumunda söz konusu usûlî eksikliğin Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında giderilmesi mümkündür. Zira gerekçe, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın zorunlu bir unsuru olup gerekçede temel hak ve hürriyetler, hukuksal bir metin düzleminde değerlendirilir.

Bu açıklamalar ışığında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında eksik inceleme hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde yer alan (A.1.) nolu paragrafında, ilgili temyiz sebebine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Meşru Müdafaa Yönünden
Sanık savunması, sanığın Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen adli muayene rapor içeriği karşısında, maktul tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmaması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Taksir Yönünden
Sanık savunması ve Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen otopsi raporu karşısında, sanığın maktulü boğmak suretiyle öldürdüğü ve öldürme kastı ile hareket ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında doğrudan kasıtla öldürme suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın önceden tanımadığı maktul ile olay günü tanıştığı ve alkol almak amacıyla maktulün evine gittikleri, alkol aldıkları sırada maktulün sanığa cinsel ilişkiye girmeyi teklif etmesi üzerine tarafların kavga etmeye başladıkları, maktulün bıçağını sanığa sallayarak sanığın montunun delinmesine sebep olduğunun sanığın aksi sabit olmayan aşamalardaki savunmalarından anlaşıldığı, olay günü alınan adli muayene raporuna göre sanıkta darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmiş ise de, montunun arka kısmında bulunan 2 adet deliğin sanık savunmalarıyla uygunluk gösterdiği ve bu bağlamda maktulden kaynaklanan haksız hareket ve davranışlar göz önüne alındığında asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B.3.) bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/766 Esas, 2022/915 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.