Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/12435 E. 2007/10190 K. 26.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12435
KARAR NO : 2007/10190
KARAR TARİHİ : 26.06.2007

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 23.01.1998 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu %53 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda davacının maddi ve manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilin maddi ve manevi tazminat üzerinden davacı yararına avukatlık ücretinin noksan, reddedilen manevi tazminat üzerinden davalı yararına avukatlık ücretinin fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten 1136 sayılı yasanın değişik 168/son maddesi gereğince, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınması gerekir. Mahkemenin karar tarihi 08.03.2007 olduğundan 13.12.2006 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tarifeye göre davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, eski tarifeye göre avukatlık ücreti takdiri isabetsiz olduğu gibi, manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 10/2 maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde, davacı yararına takdir edilen avukatlık ücretini aşar biçimde davalı yararına avukatlık ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 8.ve 9. bentlerinin silinerek yerlerine;
“8-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 5.403,52-YTL, manevi tazminat miktarı üzerinden 450,00-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı ile tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak450,00-YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 26.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.