Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3161 E. 2008/10318 K. 30.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3161
KARAR NO : 2008/10318
KARAR TARİHİ : 30.10.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki aracın mülkiyetinin tespiti ile davalı adına tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar, murisleri adına kayıtlı kamyonu davalıya dokuz yıl kadar önce sattıklarını, ancak bugüne kadar davalının kati satışı alıp, adına trafikte tescil ettirmediğini, bu nedenle de mali ve ceza-i şart sorumluluğun kendilerine geldiğini belirterek,…plakalı aracın davalıya satışının tespit ile davalı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların murisleri adına kayıtlı aracı müvekkiline sattıklarını, istemin satışın tespiti ve aracın davalı adına tesciline ilişkin olup, bunun davada … sürülemeyeceğini, aracın satışı ve devri hususunun trafikte ve noter huzurunda yapılması gerektiği gibi, davalının davacılara keşide ettiği ihtarda da görüleceği gibi aracın zilyetliğinin davalıya geçiş tarihinin 1994 yılı olduğu, bu nedenle de dava zamanaşımının geçtiğini bildirdiği gibi, aracın davacılar tarafından davalıya senet karşılığı satıldığını, araç bedelinin ödendiğini, aracın zilyetliğinin alınmasından sonra resmi devir işlemlerinin yapılması isteminden ve keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını, davalının aracı yaklaşık 8-9 yıl kullandıktan sonra hurdaya verdiğini, böylece de davacıların istemlerinin konusuz hale geldiğini, araç vergilerinin yaklaşık 4 yıl ödendiğini, davacıların resmi satışı davalıya vermeyerek kötüniyetli hareket ettiklerini … sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,davanın trafik sicilinde davacıların muris adına kayıtlı aracın davalıya haricen satımı nedeniyle mülkiyetinin tespiti ve tescili talebine ilişkin olduğu, trafik kaydından aracın halen davacılar murisi adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı,taraflar arasında aracın davalıya 8-9 yıl önce haricen satıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı vekilinin aracı 8-9 yıl kullandıktan sonra hurdaya ayırdığı ve olayda zamanaşımının gerçekleştiğini … sürdüğü, 2918 Sayılı Yasa’ nın 20/d maddesi gereğince aracın devri resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu halde, davalının hem esasa, hem de zamanaşımına yönelik

2008/3161 2008/10318

itiraz ve def’ilerinin TMK’ nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına uygun bulunmadığı, her şeye rağmen davacıların aracın resmi şekilde devrini vermek istedikleri, davalının daha önceki bir takım gerekçelerle devrin gerçekleşmediğini ve aracın kendisi tarafından hurdaya ayrıldığını ifade ettiğini, iyiniyet kuralları gereği sözleşmeye geçersizlik tanınması durumunda aracın hurdaya ayrılmış olması nedeniyle zaten tarafların aldıklarını birbirlerine iadelerinin, mümkün bulunmadığı, bunu imkansız kılanın da davalı olduğu, hem bunu imkansız kılmak, hem de sözleşmenin geçersiz olduğunu … sürmenin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından, davacıların aracın mülkiyetinin davalı tarafa ait olduğunun tespitine yönelik taleplerinin kabulüne, davacıların aracın trafikte davalı adına tescili talebinin idari işleme konu olabileceğinden buna yönelik istemin yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-HUMK’ nun 7/son maddesi uyarınca bir dava Asliye Mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın Sulh Mahkemesinin görevi içinde olduğu … sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamayacağından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki devir ve satışları geçersizdir. Esasen bu husus yerel mahkeme gerekçesinde de belirtilmiştir. Somut olayda dava konusu aracın trafikte tescilli olduğu ve noter satışının gerçekleşmediği … olduğuna göre mülkiyetin tespiti talebinin de reddi gerekirken, mahkemece Yasa’ ya uygun görülmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.