Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8173 E. 2008/9681 K. 16.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8173
KARAR NO : 2008/9681
KARAR TARİHİ : 16.10.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi ile davalıya kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinde icra dairesinin yetkisine ve faiz alacağına itiraz edildiğini oysa sözleşme gereği uyuşmazlıkların çözümünde yetki olarak Beyoğlu İcra Daireleri ve Mahkemelerinin belirlendiği gibi, talep olunan borç ve faizin de sözleşmeye uygun olduğunu … sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi kartını bankanın Kadıköy Çarşı Şubesinden aldığı gibi, ikametgahının da Kadıköy’de olduğunu bu nedenle İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğini , takipte yine asıl borcu kabul ettiği halde faiz ve masraflara itiraz ettiğini, Beyoğlu İcra Müdürlüğünde takip yapılmasının usulsüz olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece,davalı yanca aleyhine Beyoğlu İcra Müdürlüğünde girişilen icra takibine yetkili yerin ikametgah yeri Kadıköy olduğundan yetki itirazında bulunulduğu, tüm dosya kapsamından davalının ikametgahının Kadıköy olduğu, bu suretle yetkili Kadıköy İcra Müdürlüğünde takip yapılması gerektiği ancak yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun takip bulunmadığından dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde, sözleşmede Beyoğlu İcra Dairelerinin yetkili olduğu konusunda yetki şartı bulunduğu belirtilmiş ve delil listesinde yer alan ve dosyaya sunulan kredi sözleşmesinde Beyoğlu İcra Dairelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki şartı bulunduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece İİK.nun 50.maddesi yollaması ile HUMK.nun 22.maddesi gözetilerek yetkili icra dairesinde takip yapıldığının kabulü gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 16.10 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.