YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9184
KARAR NO : 2023/2351
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/504 E., 2022/874 K.
DAVACILAR : 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :14.06.2018
KARAR : Direnme
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/291 E., 2019/433 K.
Taraflar arasındaki ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm gelirine hak kazandığının ve faiziyle birlikte ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2309 Esas, 2021/12312 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2309 Esas, 2021/12312 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de davacılar murisinin ölümüne neden olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilmemesi, davacılar tarafından iş kazasının tespitine dair 14.07.1997 tarihinden itibaren açılan davalar birlikte değerlendirildiğinde gelir bağlama iradesinin ortaya konulduğu kanaatine varıldığı, davacı hak sahiplerine muris sigortalının vefat tarihi olan 04.11.1996 tarihini takip eden 01.12.1996 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiğine karar verilmiş ise de davacılar tarafından ilk kez 06.10.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunulduğu, bu tarihten önce Kurum kayıtlarına intikal eden herhangi bir tahsis taleplerinin bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundan önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesinde haklı sebep kavramının yer almadığı, ilk kez 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 97/II madde hükmünde bu ibareye yer verildiği de gözetilerek 5 yıllık zaman aşımı süresinin olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmediği, Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığının yapılacak inceleme ve araştırma neticesinde net bir şekilde ortaya konulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, Mahkemece 506 sayılı Kanun’un 99 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddelerine ilişkin değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırma neticesi karar verildiği bu bağlamda direnme yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple; dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…