Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10970 E. 2009/11895 K. 16.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10970
KARAR NO : 2009/11895
KARAR TARİHİ : 16.12.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :22/07/2009
Nosu : 2008/434-2009/365

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kişi arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi yapıldığını, davalının bu sözleşmeyi “üyenin fiilini taahhüt eden” olarak imzaladığını, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine davalıya toplam 8.086.01 YTL’yi ödemesi için ihtarname gönderildiğini, davalının 1.350.00 YTL dışında ödeme yapmadığını ileri sürerek toplam 7.838.98 YTL’nin asıl alacak 6.836.23 YTL’ye dava tarihinden itibaren % 45,24 oranında temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dışı kişinin yaptığı sözleşmeyi “üyenin fiilini taahhüt eden” olarak imzaladığını, sözleşmede kefalet limitinin bulunmadığını, kredi kartının açılış limitinin 1.000.00 YTL olduğunu, ihtarnameden sonra davacı bankaya 1.350.00 YTL yatırdığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kredi kartı üyelik sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların borcun doğduğu tarih itibariyle 4077 sayılı Yasa’nın 10/A maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, tüketici lehine verilen taahhüdün adi kefalet mahiyetinde olup limitle sınırlı olduğu, taahhüt tarihi itibariyle kredi limiti gösterilmediği gibi daha sonraki tarihlerde yapılan limit artırımlarının davalı adi kefile bildirilip onayının alınmadığı, bu haliyle kefaletin geçersiz olduğu, ancak davalının 1.000.00 TL tutarındaki limitle sorumluluğu kabul etmiş olduğundan B.K.’nun 483. maddesi çerçevesinde adi kefalette öncelikle asıl borçluya başvurulup, aciz belgesi alındıktan sonra adi kefile karşı alacak iddiasında bulunulması gerektiği, kaldı ki davalının kabul ettiği miktar ve fer’ilerinin toplamı olan 1.350.00 YTL’yi ödeyip sorumluluktan kurtulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.