YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11947
KARAR NO : 2007/4470
KARAR TARİHİ : 04.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle, faturulardan kaynaklanan cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takbibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına çıkartılan tebligatın usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap bildirmemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalar içeriğinde belertilen malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edilmediği, 28 adet irsaliyeden 10 adedinin boş olduğu, 18 ededinin ise imzalı olup imzaların hangi tarafa ait olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, faturalara konu malların teslimine ilişkin olarak 28 adet irsaliye sunmuş ise de, mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda bu irsaliyelerin bir kısmının imzasız olduğu bir kısmında da imzaların kime ait olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki, malın teslimine dair irsaliyeler ve bu bağlamda irsaliyelerdeki imzalar yönünden davalının isticvabını talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının dayandığı belgeler, taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutu ve özellikle irsaliyeler ile bilirkişi raporunda sözü edilen ödemeler yönünden davalının HUMK’ nun 230. ve devamı maddeleri gereğince isticvap edilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, davacının delillerinde v.s kanuni deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığı ve bu nedenle davanın usulen kanıtlanamaması halinde davacının davalıya yemin teklif hakkının bulunduğu gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.