Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1036 E. 2008/2798 K. 21.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1036
KARAR NO : 2008/2798
KARAR TARİHİ : 21.03.2008

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … Varlık Yönetim AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyet eden vekili, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun el koymasından önce şikâyete konu iki alacağa ilişkin hacizlerin 2001 yılında düşmesine ve Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun haciz yenileme talebinin müvekkilinin haczinden sonra olmasına rağmen, sıra cetvelinin 1. ve 2. sırasında şikâyet edilenlerin alacaklarının bulunduğunu belirterek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun kamu ve hazine alacağı niteliğini taşıyan alacağının sıra cetvelinde imtiyazlı sayılmasını gerektirecek bir hüküm bulunmadığından ve şikâyet edenin haczi daha önce olduğundan sıra cetvelinin iptali ile 11.233.50.YTL satış bedelinin şikâyet edene ödenmesine karar verilmiştir.
Şikâyet edilen R.C.T. Varlık Yönetim Şirketi vekili kararı temyiz etmiştir.
1-5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasına göre, “Fonun en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138 inci maddesinin beşinci fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri kullanır.” Aynı Kanun’un 132,VIII hükmü uyarınca da “Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca bir bankanın alacaklarının devralınması hâlinde bu alacaklar, devir tarihi itibarıyla Fon alacağı haline gelir ve bu alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilir.” Mahkemece, Fon alacağının kamu alacağı niteliği taşıdığı kabul edildiği hâlde, yukarıda anılan yasa hükümleri ile birlikte 6183 sayılı Kanun’un 21,I hükmünün somut olaya uygulanma imkânının bulunup bulunmadığının araştırılmaması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Söz konusu uyuşmazlık, alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp, İcra ve İflâs Kanunu’nun 142,III hükmünde düzenlenen alacağın sırası ile ilgili olduğundan, sadece sıraya dair hüküm kurulması gerekirken, satış bedelinin şikâyet edene ödenmesine karar verilmesi de kabul şekline göre bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 21.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.