Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/249 E. 2023/3654 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/249
KARAR NO : 2023/3654
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvikten faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile fazladan ödenen primlerin faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, müvekkili şirketin … İl Müdürlüğü nezdinde … işyeri sicil sayısı ile işlem gören, iş yerinde “… Mah. No: 109 1/1 …” adresinde elektrik üretim faaliyetlerini yürüttüğünü, … Belediyesi ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında imzalanan ve … özelliklerini taşıyan sözleşmeye istinaden işyeri faaliyetlerinin yürütüldüğünü, söz konusu sözleşmede işletme döneminin 15 yıl olarak belirlendiğini, idareye devri söz konusu olan tesislerin 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapım işleri olduğunu, bu tesislerin ihale kodu ile açılan ayrı bir işyeri dosyası ile yapıldığını, bu işyeri dosyaları için müvekkili işverenin hiçbir şekilde sigorta prim teşviki talebinde bulunmadığını, tesis yapımı aşamasında ihale kodu ile yapım işleri yürütülürken aynı zamanda daimi işyeri dosyası ile işletme faaliyetlerinin yürütüldüğünü, daimi işyeri dosyalarının yapım işlerini kapsamamasından dolayı 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendi kapsamındaki beş puanlık sigorta primi ve 6111 sayılı Kanun ile getirilen işveren hissesi primi teşviklerinden firmalarının faydalandırılması gerektiğini, davalı Kurum tarafından taleplerinin 08.06.2020 tarihli yazı ile reddedildiğini, Kurum işleminin kanuna aykırı bir işlem olduğunu, müvekkiline ait işyerinin hiçbir şekilde alım ve yapım işlerini içermediğini, müvekkiline ait işyeri dosyası kapsamında yürüttüğü işletme faaliyetleri için idareden hiçbir şekilde hak ediş alınmadığını, bu durumun bile müvekkilinin işyeri faaliyetlerinin alım ve yapım işlerini içermediğini ispatladığını, kanun koyucunun 81 inci maddede düzenleme yaparken maddedeki hakkın hangi işler veya kişilere uygulanmayacağına ilişkin sınırlama getirdiğini, bunun bir istisna hükmü olduğunu, istisna hükümlerinin dar yorumlanması gerektiğini belirterek, … sigorta primleri genel müdürlüğü istihdam teşvikleri daire başkanlığı’nın 08.06.2020 tarih, … sayılı işleminin iptaline, müvekkili şirketin başvurusunun işleme alınmasına, müvekkili şirket işyeri dosyasının faaliyete başladığı tarihten günümüze kadar faydalandırılması gereken ve ancak faydalandırılmayan 5510 sayılı Kanun’un 5 puanlık indirim teşviki ile 6111 sayılı Kanun işveren hissesi prim teşviki tutarlarının hesaplanarak yasal faizi ile müvekkili şirketin faydalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.03.2011 tarihinden itibaren 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri ve belediyeler tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50‘sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıkların 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (t) bendinde yer alan beş puanlık indirimden yararlanmasına imkan bulunmadığı şeklinde talimat verildiğini, gelen talimat doğrultusunda da davacı tarafa 04.10.2018 tarihli yazı ile 5510 sayılı Kanun’un 81inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan beş puanlık indirimden yararlanmasının mümkün olmadığını, davalı Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, davacının mevzuata aykırı talebinin ve davanın reddi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kayseri ………… doğrudan ve dolaylı olarak davacı şirketin hisselerinin tamamının sahibi olduğu, davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması, 5510 sayılı Kanun’un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait iş yerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı, nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih ve 2015/7178 E., 2017/8179 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır.

Davacının talebinin 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarih ile 6111 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.03.2011 tarihleri arasına ilişkin olarak ise; 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17 nci maddenin 2 nci fıkrasında, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesi hükmüne göre, tüm şartları haiz işverenlerin yararlanmak için maddenin yürürlük tarihini takip eden ay olan 01.04.2018 tarihinden itibaren bir ay içinde, 01.05.2018 tarihine kadar kuruma başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Davacının davalı Kuruma kanunda belirtilen süre geçtikten sonra 31.10.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan gerekçelerle, davacı şirketin kamusal yönünün ağır bastığı, şirkete ait iş yerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren Kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğundan özel şirket iş yerlerinden olmadığı, ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı, 7103 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17 nci maddenin 2 nci fıkrasında düzenlenen yürürlük tarihinden itibaren bir aylık süre içinde kuruma başvuruda bulunmamış olduğundan geçmiş dönem prim teşviki, destek ve indirimlerinden de yararlanamayacağı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öte yandan; 5510 sayılı Kanun’un 81-(ı) maddesinde düzenlenen “(5) puanlık işveren teşvik primi” Kanun’a ilk kez 5763 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile eklenmiş olup ve yürürlük tarihi 01.10.2008 olduğundan bu tarihten öncesi için uygulanmaz.

Kanun’un ilk halinde teşvik kapsamında yer almayan hususlar “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” düzenlemesi ile açıklanmış iken 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonrasında “Bu bent hükümleri; 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun’dan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” biçiminde düzenlenmiştir.

6111 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonraki dönem bakımından, davacı …………’nin olması ve 5335 sayılı Kanun’da sayılan işyerlerinden olması sebebiyle, 5510 sayılı Kanun’un 81(ı) bendinin uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır.

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarih ile 6111 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.03.2011 tarihleri arasına ilişkin olarak ise; 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17 nci maddenin 2 nci fıkrasının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haline göre, maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması gerektiği halde 31.10.2018 tarihinde başvuruda bulunduğundan teşvikten yararlanma hakkını kaybettiği açıktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde kendisinin de özel hukuk tüzel kişiliğinin bulunduğunu, davalı Kurumca 5335 sayılı Kanun kapsamında sermayesinini yarısından fazlası kamuya ait olması nedeniyle anılan teşvikten faydalandırılmamasına dair yaptığı işlemin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvikten faydalandırılması gerekip gerekmediğine ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile birlikte 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.