Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3560 E. 2023/1436 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3560
KARAR NO : 2023/1436
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (3303 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında 33 ada 186 parsel sayılı 363,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine, ”3303 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden önce olmak üzere taşınmazın …’nin kullanımında ve taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir binanın bu kişiye ait olduğu” şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın davalı … ile müşterek murisleri olan Rıza Yasak’tan intikal ettiğini ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu açıklayarak, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin iptali ile kök muris Rıza Yasak mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün bulunmadığını, davacı tarafın zilyetliğinin kesintisiz olmadığını, işgalci durumunda olduğunu ve ecrimisil ödediğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisi tarafından … ’a, bu kişi tarafından da …’ya satıldığını, kendisinin de taşınmazı …’dan satın aldığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “satışların muvazaalı olup olmadığı hususunun menkul mal niteliğinde bulunan tapusuz taşınmazlarda araştırılmasının sonuca etkili olmayacağı, ortak muris ve taşınmazın 40 yıllık kullanıcısı olan …’ın 1997 tarihinde vefat ettiği, 3303 sayılı Kanun’un Ek-1. maddesi hükmü gereğince aranan 14.11.1999 tarihindeki dava konusu taşınmazın fiili kullanıcısının, keşif, mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında … olduğu” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 33 ada 186 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan kadastro tespitine itirazın dayanağının miras hukukuna ve davalı tarafın muvazaalı işlemlerinin ortadan kaldırılarak miras yolu ile kendisine intikal eden haklarının verilmesine yönelik olmasına rağmen, mirasla ilgili hususun … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/155 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu ve bu dosyanın kesinleşmesine kadar eldeki davanın bekletici mesele yapılması talepleri bulunduğu halde mahkemece eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi incelemesi neticesinde, çekişmeli taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davalı tarafından … .Noterliğinin 29.08.1996 tarihli ve 19743 yevmiye sayılı zilyetlik devir sözleşmesine dayalı olarak kullanılan yerlerden olduğu, taşınmazla ilgili 14.11.1999 tarihi ve öncesine ait herhangi bir kamuya tahsis işlemi de bulunmadığı göz önünde bulundurularak yazılı şekilde davanın reddine ve tespit gibi tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın müvekkilinin murisi … tarafından yapıldığını ve Hazineye ait arsanın ecrimisil bedelinin de muris tarafından ödendiğini, davalı …’nin sabit bir işinin olmadığını, murisin ekonomik sıkıntısının bulunmadığını ve dava konusu taşınmazı satmasının düşünülemeyeceğini, satış tarihi itibariyle de murisin yaşlı olması ve davalının muvazaalı, iyi niyetli olmayan işlemleri ve yönlendirmeleri sonucunda davalıya yapılan işlemlerin hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının murisinden gelen kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3303 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.