Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8173 E. 2023/1075 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8173
KARAR NO : 2023/1075
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli ve 2016/1003 Esas, 2016/850 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 168/1, 58. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/356 Esas, 2016/749 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 168/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, somut delil olmadığı, beraat kararı verilmesi, takdirî indirim sebeplerinin uygulanmadığı, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu,5237 sayılı Kanun’un 142/2-h. maddesinin oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece sanığın geçimini para karşılığı fuhuş yaparak sağladığı, bu amaçla şikâyetçinin telefonla sanığı arayarak para karşılığı cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiği, sanığın bu teklifi kabul ettiği, şikâyetçinin suç tarihinde gece sayılan zaman dilimi içinde şikâyetçinin …, Merkez Güzelhisar mahallesindeki evine gittiği, sanığın parasını peşin olarak verip cinsel ilişkiye girdiği, ilişki öncesinde mağdurun banyo yapmasını isteyen sanığın şikâyetçiye banyoya girdiğinde onun cüzdanındaki toplam 1.500,00 TL parayı aldığı, ilişkiye girdikten sonra başka müşterilerinin de eve geleceğini söyleyerek şikâyetçinin acele ile evden çıkmasını istediği, bu panikle evden ayrılan şikâyetçinin dışarı çıktığında cüzdanında para olmadığını farkederek sanığı aradığı, evinin önüne tekrar gittiği, sanığın telefona cevap vermediği, bunun üzerine karakola giden şikâyetçinin sanıktan şikâyetçi olduğu, kolluk görevlilerince sanığın aranarak ifadeye çağırıldığı, karakolda şikâyetten vazgeçmesi karşılığında şikâyetçinin parasını iade ettiği, savunmalarında parayı verdiğini kabul edip zor durumda kalmamak ve hırsızlık ile suçlanmamak için para ödediğini belirttiği, somut ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
2. 05.02.2016 tarihli görgü tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
3.07.02.2016 tarihli CD inceleme ve fotoğraflama tutanağı mevcuttur.
4. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Şikâyetçinin ifadesinde olay günü akşam vaktinde sanığın evine gittiğini beyan etmesi, sanığın da herhangi bir saat belirtmemesi karşısında, sanıkdan ve şikâyetçiden suç saati tam olarak sorulup tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği gibi hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan … 5. Aliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 kesinleşme tarihli, 2009/98 Esas, 2011/125 Karar sayılı ilâmına konu tehdit suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 106/1-1. cümlesi maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek, anılan ilamın tekerrüre esas olup olmayacağının uyarlama yargılaması neticesine göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2016/356 Esas, 2016/1112 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.