YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15856
KARAR NO : 2023/2512
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/207 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1053 Esas, 2021/1531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine,
3. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine,
4. Tanıkların kovuşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alınması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgi üzerine hakkında iletişimin tespiti kararı
verilen sanığın, olay tarihinde, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yapılan tanık … ile yaptığı “buluşmaya yönelik” telefon görüşmesinin ardından, sanığa ait iş yeri çevresinde yapılan fiziki takipte, ticari taksi ile gelen tanıklar …,… ve hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yapılan tanık …’ın, sanığa ait iş yerine girdikleri, sanığın ise kısa süre sonra bisikleti ile ayrılıp, geri döndüğü ve iş yerine girdiği, bir süre sonra tanıkların iş yeri önüne gelen ticari taksiye binerek ayrıldıkları, kesintisiz takip sonucu durdurulan ticari takside bulunan tanık …’in daralı 0,3 gram; tanık …’ın ise daralı 0,6 gram metamfetamini arama yapılmaksızın teslim ettikleri; akabinde sanığın üzerinde ve iş yerinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı olayda; istihbari bilgi, olay tutanağı, uzmanlık raporu ve tape içerikleri, tanıklar … ve …’ın kollukta müdafi huzurunda alınan ifade ve teşhisleri ile sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları birlikte dikkate alındığında, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olduğu, sanık, olay günü tanıklar … ve …’a ayrı ayrı uyuşturucu madde temin ettiğinden, zincirleme suç hükümlerine göre cezasında arttırım yapıldığı; sanığın, hakkında beraat kararı verilen diğer sanık …’tan uyuşturucu madde temin ettiğine dair soyut beyanının, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için yeterli olmadığı, sabıkasında yer alan tekerrüre esas ilam nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin aşamalarda 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca akıl hastalığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmamaları, mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmaması, sanığın, güncel adli sicil kaydında kesinleşmiş birçok mahkûmiyet hükmünün bulunması nedeniyle sanığın bu husustaki talebi kabule değer görülmemiştir.
Hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde
görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1053 Esas, 2021/1531 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.