Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2840 E. 2023/2075 K. 14.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2840
KARAR NO : 2023/2075
KARAR TARİHİ : 14.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık … (…) …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109/1, 109/3-f ve 62/1 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2010 tarihli ve 2008/672 Esas, 2010/780 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin 16.12.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17.08.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, ertelenen cezasının aynen infazı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/3-f ve

62/1 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2016 tarihli ve 2016/382 Esas, 2016/725 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 94660652-105-79-13679-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/24079 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/24079 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine, dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesi sonrasında, duruşma açılarak sanığın yeniden savunması alınmak suretiyle cezalandırılmasına dair yeni bir hüküm kurulmuş ise de,
1- 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 101 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.” şeklindeki hükümler ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/3667 Esas, 2018/321 Karar sayılı ilamında, “…erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, hükmün infazına ilişkin olması nedeniyle duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğu gözetilmeksizin, merciince yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden…” şeklinde belirtildiği üzere, erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğunun gözetilmemesinde,
2- Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesini müteakip, Mahkemesince sadece erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği nazara alınmadan, yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 inci maddesinin yedinci fıkrası;
“Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.”

3. 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 101 inci maddesinin birinci fıkrası;
“Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51 nci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilen ve hakkında verilen hüküm 16.12.2010 tarihinde kesinleşen hükümlünün denetim süresi içerisinde 17.08.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, mahkemece dosya üzerinden duruşma açılmaksızın sadece erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, duruşma açılarak hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair yeniden hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.09.2016 tarihli ve 2016/382 Esas, 2016/725 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2023 tarihinde karar verildi.