YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10433
KARAR NO : 2023/887
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … Mahallesi 1696 ada 54 parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
2. Davacı vekili, 2/B çalışmaları neticesinde … ili, … ilçesi, … Mahallesi … mevkiinde bulunan 1696 ada 44 parsel sayılı taşınmazın hazine adına orman sınırları dışına çıkartılarak, beyanlar hanesinde fiili kullanan olarak müvekkili … gösterildiğini, yapılan kadastral çalışmalar sırasında bu taşınmazın 1176 metrekaresinin eylemli orman olduğu gerekçesi ile eylemli orman şerhinin düşüldüğünü, bu durumun olmasının mümkün olmadığını beyan ederek, beyanlar hanesinde ki eylemli orman tespitinin iptali ile davacının kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında eylemli orman alanında kalan 1176,76 metrekarelik kısmın ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına 1696 ada 54 parsel numarası ile kaydedildiği anlaşılmakla davaya bu parsel yönünden devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları, dava konusu taşınmazda bulunan ve emekle yetiştirilen meyve ağaçlarının yaşı, taşınmazda orman ağacı cinsinden ağaç bulunmayışı ve hava fotoğraflarına göre taşınmazda zirai faaliyet yapıldığının ve meyve ağaçlarının bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, dava konusu taşınmazın ek 4 tutanağının tanzim tarihi olan 2010 yılında ve öncesinde eylemli orman vasfı taşımadığı, bahçe niteliğinde olduğu ve davacının ekonomik amaca uygun olarak fiilen aslî zilyet bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, 1696 ada 54 parsel sayılı taşınmazın devlet ormanı olan niteliğinin bahçe olarak düzeltilmesine, taşınmazın beyanlar hanesine “iş bu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri … kızı …’ın fiili kullanımındadır” ibaresinin şerhine, taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan “Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarih, 4801 sayılı yazısına istinaden 1176,34 metrekaresi eylemli orman vasfındadır” şerhinin tapu kaydından terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ile davalı … İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili, çekişmeli taşınmazın eylemli orman vasfında olduğunu, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından o yerin orman niteliğini tamamen kaybetmesi, ormancılık faaliyetleri yapılamayacak yerlerden olması, bu şekilde kullanılmalarının ormana dönüştürülmesinden kamu açısından daha yararlı görülmesi gibi şartları taşıması gerektiğini, Mahkemece eksik bilirkişi raporuna dayanılarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğini açıklayarak, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Milli Emlak Müdürlüğünce 06.02.2012 tarihli ve 218 sayılı olur ile Orman İşletme Müdürlüğüne tahsis edildiği, tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmesi gerektiği, Devlet ormanlarının mülkiyetinin devredilemeyeceği, bu ormanların zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceği, özel mülkiyete konu olamayacağı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, ormanların tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 1696 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 2055,11 metrekare olarak tespit gördüğü ve beyanlar hanesinde “Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarih 4801 sayılı yazısına istinaden 1176,34 metrekaresi eylemli orman vasfındadır.” şerhinin yazılı olduğu, daha sonra 28.01.2015 tarihinde eylemli orman alanında kalan 1176,76 metrekarelik kısmın ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına 1696 ada 54 parsel numarası altında tescil edildiği ve tescilden önce 1176,76 metrekarelik kısmın Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 12.09.2014 tarihli ve 1384 sayılı Olur’u ile “orman olarak kullanılmak üzere” Orman ve Su İşleri Bakanlığı … adına tahsis edildiğinin anlaşıldığı, eylemli orman olması nedeniyle veya eylemli orman olmamakla birlikte ağaçlandırılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilen yerler özel mülkiyete konu olamayacağı gibi bu tür taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine ya da gerçek kişiler tarafından taşınmaz hakkında kendi lehlerine olacak şekilde bir hak doğuracak dava açmak olanağının olmadığı, idarî yargıda idarî tahsis kararı iptal edilmedikçe veya idarece tahsis kararı kaldırılmadıkça tahsis işlemi geçerliliğini sürdüreceğinden bu tür bir yere kullanıcı şerhi ya da dosyada olduğu gibi taşınmazın niteliğinin düzeltilmesi ve beyanlar hanesindeki eylemli orman şerhinin silinmesi istemiyle açılan böyle bir davanın dinlenilme olanağı olamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle; davalı … İdaresi ve Hazine vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/381 Esas ve 2018/328 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf aşamasında davalarının reddine karar verildiğini ancak 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 6/12 nci maddesinin orman şerhi olan taşınmazlar için uygulanabileceğini, idari eylemin iptali için dava açmanın zorunlu olmadığı gibi zorunluluk varsa davanın açılması için süre verilmediğini açıklayarak, hukuka aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu sırasında konulmuş bulunan şerhlerin terkin edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.