Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2693 E. 2023/2555 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2693
KARAR NO : 2023/2555
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/43 E., 2022/2441 K.
DAVA TARİHİ : 03.01.2019
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2020/348 K.

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili, …’un BT … Güvenlik Hizmetleri AŞ’nin yetkisiz ortağı olduğunu, şirketin temsili, beyan ve karar aşamalarının, hiçbir safhasında yetkisi bulunmadığını, Dokuz Eylül SG Merkezi tarafından Garanti Bankası … şubesinde bulunan şahsi hesabındaki parasının çekimi aşamasında hesap üzerinde, … numara ile haciz işlemi yürütüldüğü belirlendiğini, bununla birlikte e-devlet kayıtlarının incelenmesi aşamasında, Bayrampaşa Tapu Müdürlüğü nezdinde 10.05.2012 tarih 5434 işlem numaralı ve Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.08.2012 tarih 8980 işlem numaralı iki tapu haczinin de tahakkuk ettiğinin görüldüğünü, yukarıda açıkça belirtilen yasal düzenlemeler sosyal güvenlik kurumu tarafından yapılan idari işlemin yasal dayanağının olmadığının açık karinesi olduğunu, müvekkilinin şirket yetkilisi olmadığını ve şirketten de 2012 yılında ayrıldığını, sosyal güvenlik kurumu tarafından haksız yere konulan haciz işlemlerinin sonuçları ile birlikte kaldırılmasına dair karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili tarafından; yetki itirazında bulunulularak, davacının … Sosyal Güvenlik II Müdürlüğü 9 Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi’nde işlem gören … sicil numaralı dosyada işlem gören BT Özel Güvenlik Hizm. A.Ş. aleyhine 6183 sayılı Kanun’a istinaden … v.s. numaralı dosyalar ile başlatılan icra takibinden dolayı banka hesabına ve gayrimenkulleri üzerine konulan haciz işlemlerinin kaldırılması istemi ile yaptığı başvurunun reddi üzerine iş bu davanın açıldığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkındaki Kanun’un 88 inci maddesi gereğince “Kurumun Sigorta Primleri ve diğer alacakları hak bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenleri, şirket yönetim kurul üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur ” denildiğini, borçlu firmanın gayri faal olması, firmanın malvarlığının mevcut borcu karşılar nitelikte olmaması sebebi ile yönetim kurulu üyeleri aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, kurum uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini” talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davaya konu Kurum alacağı 2007/11 ila 2011/1,2 aylara ait prim ve işsizlik sigortası prim alacakları olup, … Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına göre davacı 10.10.2005-11.07.2013 tarihleri arasında dava dışı AŞ’de temsil ve ilzam yetkisi bulunmamakla birlikte Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olduğu anlaşılmaktadır. Bir an için davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmaması nedeniyle 2007/11 ila 2008/6.aylar prim borçlarından sorumlu tutulmayacağı düşünülse bile, 2008/7. aydan itibaren yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu için temsil ve ilzam yetkisi aranmadığından 2008/7 ila 2011/2.ay prim borçlarından Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Diğer yandan 6183 sayılı AATUH Kanun’un 58 inci mad. hükmüne göre kendisine ödeme emri tebliğ edilen amme borçlusu böyle bir borcun bulunmadığı ile ilgili 7 gün içerisinde ilgili Mahkemesi nezdinde iptal davası açabilir. İlanen tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 3 üncü maddesinde belirtilmiştir. Buna göre açılacak davalarda mükellefin muttali tarihine göre dava açması mümkündür (İYUK md. 7 ) Ancak, davacı tarafından ödeme emirlerinin iptali için herhangi bir dava açmadığından ödeme emirleri kesinleştiği ve 6183 sayılı Kanun’un 62/1 inci maddesi gereğince borç süresi içinde ödenmediği takdirde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haciz olunacağı düzenlemesi gereğince haciz işlemi uygulandığı, bu durumda Kurum tarafından uygulanan haciz işleminde hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle;

Davacının davasının reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Müvekkilinin … Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi’nin yetkisiz ortağı olduğunu, şirketin temsilinde, beyan ve karar aşamalarının hiçbir safhasında yetkisinin olmadığını, şirketten de 2012 yılında ayrıldığını, dolayısıyla temsil yetkisi olmayan şirket ortağının banka hesaplarına ve tapu kayıtlarına konulan haciz işleminde yasal isabet bulunmadığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden yargılama neticesinde hukuka ve dosya içerisindeki delillere uygun yeni bir hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin 12 inci fıkrası, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin 20 inci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 58 inci maddesi, 62 inci maddesinin 1 inci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.