Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3120 E. 2008/11312 K. 20.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3120
KARAR NO : 2008/11312
KARAR TARİHİ : 20.11.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :2512.2007
Nosu :175-481
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan hesapları ve hesaptan doğan borçları bulunduğunu, bu nedenle hesabın kat edilip ihtarname keşide edildiğini, girişilen icra takibine kredi kartlarının 17.12.2004 tarihinde kimliği meçhul kişilerce çalındığından bahisle itiraz edildiğini oysa taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince böyle bir durumda kart hamilinin sorumlu olduğunun kartın çalınması halinde en yakın banka şubesine bildirilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, bildirim zamanına kadar olan harcamalardan kart hamilinin sorumlu olduğunu, davalının kayıp çalıntı kart bildiriminin bankaya 21.12.2004 tarihinde saat 11.47’de ulaştığını, bu bildirim tarihinden önce kartla yapılan işlemlerden davalının sorumlu olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bankaya ait kredi kartları ve kimlik kartlarının 17.12.2004 tarihinde saat 12.00 sularında kimliği meçhul şahıslarca çalındığını, ancak olayı aynı gün saat 21.45 sıralarında banka görevlisinin kendisini arayıp, gün içinde yüklü miktarda alışveriş yapıp yapmadığını sorması üzerine fark ettiğini, kartların çalındığından böylece haberdar olunup durumun bankaya telefonla ve 18.12.2004 tarihinde faks çekerek bildirildiğini, savcılığı da suç ihbarında bulunduğunu, bahsi geçen harcamalardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, davalının davacı bankadan almış olduğu kredi kartını çaldırdığı buna ilişkin ihtarı bankaya yaptığı, çalıntı tarihinden sonra borca esas teşkil eden harcamalardan dolayı slipler üzerindeki imzanın davalı el ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, dolayısıyla harcamanın yapıldığı işyeri tarafından sorumluluğunun yeterince yerine getirilmediği, harcama yapan kart hamilinin gerçek hamil olup olmadığının araştırılmadığı bu durumda davalıya atfedilecek bir sorumluluğun bulunmadığı, çalıntı tarihi ile ihbar tarihi arasındaki sürenin makul süre olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
../..
(2)

1-Davalı vekili, davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçenin HUMK.nun 433.maddesinde öngörülen (10) günlük yasal süre içinde düzenlenmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
2-Davacı yanın temyizine gelince; dava konusu kredi kartı ile yapılan harcamaların kredi kartının kaybolduğunun davalı tarafından davacı bankaya bildirildiği gün ve saatten önceki zaman dilimi içinde yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı kart hamili kartını muhafazada gösterdiği ihmalden dolayı sorumludur. Bu durumda somut olay bakımından davacı bankanın sorumluluğundan söz edilemez.Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.