YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8532
KARAR NO : 2023/1889
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin ve katılan … vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/2338 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında hüküm kurulurken yasal ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sübuta, suç vasfına, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğuna, meşru savunmanın varlığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile diğer şahıslar arasında olay günü öncesine dair herhangi bir tanışıklık olmadığı, taraflar arasında olay öncesine dair herhangi bir husumetin olmadığı, …’in genelev önünde bulunan otoparkta çalıştığı, …’in genelevin özel güvenliği olduğu, genelev önündeki otoparkı katılan …’un işlettiği, …’in de katılan … ve babasının yanında çalıştığı, olay günü …’in tanık … ile genelev önündeki otoparka kontrol amaçlı gittikleri, olayların başlangıcında sanık … ile …, …, … ve tanıklar … ile …’in otopark meselesi nedeniyle muhatap
oldukları, tanıkların yaşanan olaylardan uzak durdukları, sanık … ile …, … ve … arasında bir süre sözlü tartışma yaşandıktan sonra otopark işletmecisi katılan …’a haber verildiği, olayın başlangıcında katılan …’un Çamlık parkında bir düğünde olduğu, olay yerine katılan …’ın temyiz dışı sanıklar …, …, … ile …’in birlikte katılan …’a ait araçla geldikleri, araçta kimliği tespit edilemeyen bir kişinin daha olduğu, katılan …’ın olay yerine gelmesi ile birlikte sanık … ile tartıştığı ve sanık …’nın katılan …’ın yanında gelen şahıslar, olay yerinde önceden bulunan şahıslar ve katılan … tarafından beraberce darp edildiği, sanık …’nın darp edildiği anda üzerinden çıkardığı bıçağı sağa sola salladığı, kalabalık içinden yara alan ve yara almayan şahısların sanık …’nın çevresinden dağıldığı ve sanığın katılan … ile baş başa kalmasının ardından onu, birden fazla kez bıçaklayarak olay yerinden ayrıldığı, olayda yaralanan katılan …’ın sanık …’nın peşinden giderek ele geçirilemeyen tabanca ile …’yı ayaklarından vurduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılan ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Manisa Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 24.01.2020 tarihli raporunda sanık …’nın yaralanmasının; “Sağ dizde giriş-çıkış lezyonları bulunan yaralanmanın sağ femur parçalı şaft kırığına neden olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif derecede olmadığı, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, vücudunda sağ femur açık-parçalı şaft kırığına neden olduğu, kırıkların hayat fonksiyonları üzerine olan etkilerinin ağır (6.) derecede olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
5. Manisa Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 28.03.2018 tarihli raporunda katılan …’un yaralanmasının; “Maruz kaldığı kesici delici alet yaralanması nedeniyle, pnömotoraks ve karaciğer yaralanması meydana getirdiği, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif derecede olmadığı, göğüs içi ve batın içi yaralanma tanımlandığından, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. 06.08.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu, 06.08.2017 tarihli muhafaza altına alma tutanağı, 07.08.2017 tarihli olay ve araştırma tutanağı, 08.08.2017 tarihli CD inceleme ve araştırma tutanağı, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.11.2017 tarih ve IZM-BLS-17-05242 sayılı uzmanlık raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.01.2018 tarih ve IZM-KİM-17-13059 sayılı uzmanlık raporu, Ulusal Kriminal Büro tarafından tanzim edilen 15.10.2019 tarihli adlî video analizi bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin sanık hakkında hüküm kurulurken yasal ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin sübuta, suç vasfına, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğuna, meşru savunmanın varlığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, genelev önünde otoparkta başlayan tartışmada taraf beyanlarınca da tevilli olarak ikrar edildiği üzere darp edilen sanık …’nın üzerindeki bıçak ile etrafındakileri yaraladığı, görüntü kayıtlarından da anlaşılacağı üzere tartışma esnasında birebir karşılıklı kalarak yakasından tuttuğu katılan …’ı bıçakladığı, hedef aldığı vücut bölgelerinin baş, göğüs ve batın bölgeleri olduğu, yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan şekilde sanığın katılana yönelik eylemi öncesinde çalışanlar ve katılanın yanındakiler tarafından basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu itibarla sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/2338 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık … müdafii tarafından ve öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.