Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2005/11509 E. 2006/1198 K. 09.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11509
KARAR NO : 2006/1198
KARAR TARİHİ : 09.02.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 1.4.1991 tarihli sözleşme uyarınca davalının başbayiye uyguladığı fiyattan mal vermeyi kabul ettiğini, davalının 2004 yılında dava dışı … Ltd.Şti. ile sözleşme imzalayarak bu şirkete başbayilik verdiğini, davalının başbayiye uyguladığı fiyattan mal vermediğini, vade ve fiyat yönünden farklı uygulama yaptığını, davalıdan 3.9.2004 tarihli ihtarla aynı koşullarla mal tesliminin talep edildiğini, davalının genel bayi ve başbayi ayrımı yaparak sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek davalının ürünlerinin başbayiye veriş fiyatından ve başbayiye uyguladığı vade şartlarında tedarikine, fazla ödenen 500.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dava konusu alacağın miktarının 500.000.000.-TL. olduğu davaya bakmak görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında 1.4.1991 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca tüm mamüllerini başbayiye veriş fiyatından satmayı taahhüt ettiğini, davalının daha sonra … Ltd.Şti. ile sözleşme yaparak bu şirkete başbayilik verdiğini, davalının malları başbayiye verdiği fiyattan vermediğini ileri sürerek davalı ile … Ltd.Şti. arasındaki sözleşme şartlarının davacıya uygulanmasına karar verilmesini ve ayrıca fazla ödenen 500.000.000.-TL.nın tahsilini istemiştir. Görüldüğü gibi davacının bu davada iki talebi vardır. Davacı kira sözleşmesi hükümlerinin başbayiye uygulanan fiyat ve vadeler gözetilerek uygulanmasını talep ettiğine göre bu talep yönünden dava değeri tespit edilmeden sadece istirdadı talep edilen meblağ gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. Zira müddeabihin birden fazla olması halinde görev müddeabihlerin kıymetleri toplamına göre belirlenir (HUMK.m3/1). Mahkemece bu yönler gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi anılan hükme aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.2.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 8.maddesine göre davalının tüm mamullerini kiracıya fabrikaların Başbayiye veriş fiyatından satacağını kabul ettiğini, ancak davalının dava dışı … Gıda Tic.San.Ltd.Şti.ne yaptığı sözleşme ile baş bayilik verdiğini ve bu şirkete gerek vade gerekse mal bedelinden fazla oranda tenzilata gittiğini, bu durumun keşide edilen ihtarname ile davalıya bildirilip düzeltilmesinin istenildiğini, davalının bu durumu kabul etmesine rağmen fiyat ve vade farkına yönelik farklılığı gidermediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bu güne kadar fazla ödenen 500.000.000.-TL.nın ticari faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dava konusu alacağın miktarının 500.000.000.-TL. olduğu bu miktar davalara dava tarihi itbariyle 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/A maddesi uyarınca bakmaya Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu gerekçeleri ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın … Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından davada davacının bir kira sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında başbayiye uygulanan fiyat ve vadelerin gözetilmesi ikinci olarak istirdat istemi olmak üzere iki talebi olduğunu kabul ederek mahkemenin görevsizlik kararı vermesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, bu görüşlere katılamıyoruz.
Şöyle ki dava net ve açık olarak sadece fazla ödenen 500.000.000.-TL.nın istirdadı istemine ilişkindir. Başvurma, peşin harç vs de bu miktar üzerinden yatırılarak dava açılmıştır.
Davada sayın çoğunluğun kabul ettiği gibi, iki istem yoktur. Kira sözleşmesi ve bu sözleşmenin 8’nci maddesi sadece fazla ödendiği iddia olunan ve istirdadı istenen miktarın dayanağı olarak dava dilekçesinde yer almıştır.
Bir an için sayın çoğunluğun kabul ettiği gibi dava dilekçesinde davacının iki talebi olduğunu kabul etsek bile davacı birinci talebi olarak kabul edilen sözleşmenin uyarlanması istemiyle ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarını da tutarak mutlaka bu talep içinde bir miktar göstermeli idi ancak o zaman iki talebin toplamı görevli mahkemenin tayininde rol oynayabilirdi. Somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir.
HUMK.nun 2.maddesi hükmü gereğince konusu para ile ölçülebilen davalarda dava dilekçesinde dava olunan şey kıymetinin gösterilmesi zorunludur. Somut olayda istirdat istemi 500.000.000.-TL. olarak gösterilmiştir. Bunun dışında mahkeme dava olunan şeyin kıymetini resen takdir yoluna gidemez.
Kaldı ki yine sayın çoğunluk gibi davacının iki talebi olduğunu kabul etsek dahi davacı yan seçimlik hakkını istirdat istemi yönünde kullanmış ve davasını açmıştır. Görevin tayininde de bu seçimlik hakla dava olunan şeyin değeri esas alınır. Seçimlik borcun konusu muayyen bir miktarda para veya bir şey olduğu takdirde görevin tayininde paranın değeri esas alınır (Bkz. Hukuk Usulü Muhkameleri Kanunu Şerhi-İlter Erdemir-Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Üyesi İkinci basım, Ankara 1998 syf. 190 vd).
Tüm bu açıklamalarımız doğrultusunda usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılamıyoruz.