YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2395
KARAR NO : 2007/7279
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalının haksız olduğu iddia edilen eyleminden dolayı davacının sözleşmeyi feshetmesine dayanarak talep edilen kar mahrumiyeti, cezai şart alacağı, manevi tazminat ile haksız rekabetin önlenmesi ve kullanılan telefonların davacıya devri talebine ilişkindir.
Davalılar vekili, sözleşmenin müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, başka bir bayiliğin alınmadığı belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsama göre, davacının sözleşmenin feshini istemekte haklı olduğundan davanın kısmen kabulüne, ıslah edilen değerle birlikte 69.142 YTL cezai şartın (50.000 USD karşılığı) davacıdan tahsiline, bu bedele dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, davacın diğer taleplerinin koşulları oluşmadığından ve fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde cezai şart kararlaştırılmış ve ayrıca sözleşmenin feshi halinde bayinin şirketin her türlü alacağını, zarar ve ziyanı ile kar mahrumiyetini ödemeyi de kabul ettiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü karşısında davacının cezai şart yanında ayrıca kar mahrumiyeti de isteyebileceği gözetilmeden bu yöndeki talebin reddi isabetsizdir.
3- TTK’nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunun saptanması halinde istisnaen cezai şarttan indirimin yapılabileceği Yargıtay’ın kararlılık kazanmış içtihatları ile kabul edilmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesinde cezai şartın çok yüksek olduğunu ve ekonomik yönden mahvına sebep olacağını savunduğundan mahkemece bu savunma üzerinde durulup bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.7 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.